Bilim İnsanları, Bizi Mutsuz Eden Düşüncelerden Kurtulmamızı Sağlayacak Yeni Bir Yöntem Keşfetti

Kendinizi istemediğiniz, sizi mutsuz eden düşüncelere takılıp kalmış bir halde bulduğunuz oluyor mu? Bilim insanları, işte bu önemli soruna bir çare üretmiş olabilir.

Bilim İnsanları, Bizi Mutsuz Eden Düşüncelerden Kurtulmamızı Sağlayacak Yeni Bir Yöntem Keşfetti

Kendinizi istemediğiniz, sizi mutsuz eden düşüncelere takılıp kalmış bir halde bulduğunuz oluyor mu? Bilim insanları, işte bu önemli soruna bir çare üretmiş olabilir.

10 Haziran 2018 Pazar 04:25
Bilim İnsanları, Bizi Mutsuz Eden Düşüncelerden Kurtulmamızı Sağlayacak Yeni Bir Yöntem Keşfetti

Kendinizi istemediğiniz, sizi mutsuz eden düşüncelere takılıp kalmış bir halde bulduğunuz oluyor mu? Bilim insanları, işte bu önemli soruna bir çare üretmiş olabilir.

Beynimizin hafıza bölümünde bulunan bir kimyasalın, düşünce kontrol mekanizmasında kilit rol oynadığı tespit edildi. Bu yeni keşif, kimi insanların ısrarcı ve hiçbir yarar sağlamayan düşüncelere saplı kalmasının nedenini ortaya çıkarabilir.

İstenmeyen düşüncelerden bir türlü kurtulamamak; endişe, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve şizofreni gibi birtakım rahatsızlıkların ortak belirtisidir.

Cambridge Üniversitesi'nden Prof. Michael Anderson, "Bu yetenek çöktüğünde, psikiyatrik rahatsızlıkların en zayıflatıcı belirtileri meydana çıkmaya başlıyor. Bunlar: Davetsiz düşünceler, anılar, görüntüler, halüsinasyonlar, patolojik ve devamlı endişeler vb. şeklinde sıralanabilir" diyor.

Çalışma nasıl yapıldı?

Söz konusu çalışmada katılımcılardan çile - hamam böceği, yosun - kuzey gibi birbiri ile bağlantısı bulunmayan fakat eşleştirilmiş kelime öbeklerini ezberlemeleri istendi. Ardından katılımcılara yeşil veya kırmızı sinyaller verildi. Yeşil ışıkta sözcüğün eşini anımsamaları, kırmızıda ise kendilerini bunu yapmaktan alıkoymaları istendi.

Bunu yaparken de, katılımcıların beyinlerindeki kan akışı ve kimyasal değişimler, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRG) yöntemiyle izlendi. Araştırmacılar bu süreçte, beyindeki GABA (Gamma-aminobütirik asit) isimli sinir iletici (nörotransmiter) kimyasalın, kilit rolde olduğunu saptadı.

GABA, beyindeki ana 'engelleyici' sinir iletici madde. Bir sinir hücresi tarafından salgılandığında, bağlantılı öbür hücrelerdeki etkinlikleri bastırıyor. Araştırmada beyinlerinin hipokampüs bölgesinde daha çok GABA maddesi olan katılımcıların, arzu edilmeyen düşünce ve anıları önlemekte daha başarılı olduğu gözlemlendi.

Prof. Anderson, daha evvel yalnızca beynin hangi kısmının bu süreçte aktif olduğunu bildiklerini; ancak yapılan bu son araştırmayla, söz konusu süreçte rol alan ana sinir ileticiyi ortaya çıkarmış olmanın çok önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.

Keşif, şizofreniden travma sonrası stres bozukluğuna değin düşünceleri kontrol etme eksikliğinden kaynaklanan pek çok rahatsızlığın tedavisine ışık tutabilir.

Prof. Anderson, yapılan bu son araştırma ile tedavi sürecinde yenilikler yaşanabileceğini vurguluyor ve ekliyor: "Şimdiye dek, alın korteksinin fonksiyonlarını geliştirmeye odaklanılıyordu. Araştırmamız sayesinde, hipokampüs bölgesindeki GABA etkinliğinin artırılması; insanların istenmeyen, ısrarcı düşüncelerden kurtulmasına yardımcı olabilir."

Webtekno

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news