Bedeni Olmayan ‘Makinelerin ’ Dünyayı Ele Geçirdiğini 8 Maddede Kanıtlıyoruz

Nice yiğitler gördük; Bluetooth ile şarkı paylaşınca tansiyonu düşen, uzaktan kumandalı araba görünce bayılan.

Bedeni Olmayan ‘Makinelerin ’ Dünyayı Ele Geçirdiğini 8 Maddede Kanıtlıyoruz

Nice yiğitler gördük; Bluetooth ile şarkı paylaşınca tansiyonu düşen, uzaktan kumandalı araba görünce bayılan.

20 Kasım 2018 Salı 01:16
Bedeni Olmayan ‘Makinelerin ’ Dünyayı Ele Geçirdiğini 8 Maddede Kanıtlıyoruz

Nice yiğitler gördük; Bluetooth ile şarkı paylaşınca tansiyonu düşen, uzaktan kumandalı araba görünce bayılan. Nice yiğitler gördük, mangal gibi yüreğiyle WhatsApp durumuna destan yazan. Şimdi o yiğitler, teknolojinin harman olduğu dünya topraklarında, yapay zekalarla karşı karşıyalar.

Nedense, Anadolu kültürünü ve bu toprakların hikayelerini, teknolojiyle çok bağdaştıramıyoruz. Bunu düşünürken, Karacaoğlan ’nın tüfekler için söylediği “Tüfenk icat oldu, mertlik bozuldu” sözünü unutuyoruz. Tüfek teknoloji değil miydi peki? Zamanı için muhteşem bir teknolojiydi. Cengiz Han, sadece ok ve yayla tarihin en büyük imparatorluğunu kurmuştu. Tüfek icat oldu, Moğol İmparatorluğu tarihe gömüldü.

Bugün o tüfekleri ateşlemek için ne bir insana gerek var, ne de o top ve tüfeklerle toprakları işgal etmeye. Günümüzün en büyük “imparatorlukları”, artık siyasi sınırları pek önemsemiyorlar. Onlar için işgal etmek ve savaşmak, tarihin köklerinden gelen anlamını yitirmiş durumda. Savaş artık siperlerde değil, gök yüzünde, kablo içinde, kablo dışında. Savaş artık bedenle değil, beyinle yapılıyor.

Elbette her zaman akılı olan selamete eriyordu. 21. yüzyıl ise tek başına bunun kanıtı oldu. Bugün dünyanın en büyük imparatorlukları derken kastettiğimiz şeyi, bayrağı ve marşı olan devletler şeklinde düşündüyseniz, fena yanıldığınız. O imparatorluklar, şirketlerin ta kendisi. Cebinizdeler, fabrikalarınızdalar, uçaklarınızdalar, ocağınızdalar, tarlanızdalar, arabanızdalar... Her yerdeler. Şimdi size “hepimiz dinleniyoruz, izleniyoruz” edebiyatı yapmayacağız. Onun yerine bedeni olmayan makinelerin dünyayı nasıl ele geçirdiklerini kanıtlayacağız. Hoş geldiniz.

8. Verilerden çiplere doğru evrilen üretim devrimi:

“Sanayi bilmem kaç nokta sıfır” gibi akademik tanımlamalara ve sınırlara çok takılmayalım. Bir zamanlar temel komutları otomatikleştirmek üzere programlanan basit yazılımlar, artık daha karmaşık bir hal aldılar. Hatta kendilerine has çiplere kavuştular, o çipler telefonların içine bile girdiler.

Neural Engine yani “Sinirsel Motor” olarak bilinen o çipler, uzun bir zamandır fabrikaları teslim alan robotların, otomasyon sistemlerin beyni konumundalar. Yani akıllı telefonlarla ilk defa görmedik. Artık fabrikalardaki hangi makinanın ne zaman bozulacağını, aylar öncesinde hesaplayabilen yapay zeka yazılımları var.

7. Ölüm riskinize göre sigorta primi belirleyen yazılımlar:

Akıllı telefonunuz, saatinizden gelen verileri takip ederek kalp ritimlerinizi raporluyor. Müthiş bir teknoloji, ancak daha fazlası var. Genetik bilgilerinizi elinde bulunduran MyHeritage gibi firmalar, soyunuzda sıklıkla görülmüş hastalıklara yakalanma ihtimalinizi hesaplıyor. Kalan ömrünüzü tahmin etmeye çalışan bu yazılımlar, sigorta şirketlerinin ölüm riskinize göre prim belirlemesi için kullanılmak üzereler.

Bir kişinin ölüm ihtimali yüksekse, örneğin kalıtsal olarak şeker hastalığı varsa, primi o kadar yüksek oluyor. Sağlıklı kişiler daha düşük prim ödüyorlar. Şu anda varmış gibi söyledik, siz hazırlanmaya bakın. Ne kadar adil olduğu konusu ise vicdanlarımıza kalsın.

Geleceğin en değerli şirketleri Apple gibi akıllı telefon üretenler değil, biyoteknoloji, genetik bilimi ve sigorta şirketleri olacak. Bunu pek çok fütürist söylemeye başladı bile.

6. Doğum yeri olmayan müteahhitler:

Dünya ’nın en yüksek insan yapısı olması planlanan ve şu sıralar inşası süren 1000 metrelik Cidde Kulesi ’nin tasarımında pek çok mühendis, mimar ve bilim insanı görev aldı. Böyle bir yapının rüzgarlara ve deprem gibi sarsıntılara dayanabilmesi için gereken esneklik payını hesaplamak, yazılımların işi oldu.

Önümüzdeki yıllarda yapay zekaların tasarım süreçlerinde daha büyük rol üstlenmeleri bekleniyor. Yıldızları ve gezegenleri simule edebilen kuantum bilgisayarların sürece dahil olmasıyla, işler çığırından çıkabilir.

5. Geciken kargoları tarihe gömen robotlar:

Alibaba, Amazon ve Aliexpress gibi devlerin kargo yarışında siparişten sorumlu olan çanta boyutundaki robotlar var. Bu görüntüleri daha önce de görmüş olabilirsiniz. İşin içerisinde yavaş yavaş otonom araçlar -ki bu konuya geleceğiz- ve otonom drone sistemleri de dahil oluyor.  

Kargoyu bekleme süresi kısalacak, elbette bu hizmetler ücretli olacak. Kurye görevlilerinin işi, yazılımları planlamak, robotları gruplandırmak olacak. Örneğin sokağınızdan sorumlu olan robotlar, komşularınızın ve sizin için planlanan güzergahla, insanın olabildiğince az görev aldığı bir zincirle size teslimat yapacaklar.  

4. Yataklı otomobiller, hava araçları tirafiği:

Petrol ticareti ve güvenlik endişeleri nedeniyle otonom araçların yaygınlaşması vakit alacağa benziyor. Tesla, geçtiğimiz aylarda, tamamen insan kontrolünden yoksun sürüş yazılımını sunacağı güncellemeyi son anda erteledi. Evet, tamamen insansız, öyle iki dakikada bir direksiyona dokunmak yok. Mercedes gibi devler, sürücüleri için yastıklı yorganlı yataklara sahip otomobil konseptleriyle karşımıza çıkıyorlar.

Elbette benin ticareti biterse ekonomik olarak çalkantı yaşanacak. Bu nedenle yapay zekaların araçlarımızdaki hakimiyetleri, düşünülenden daha geç oluyor. Başı Apple ve Google gibi şirketler çekiyor. Uber, çoktan uçan otomobil trafiğini yöneten sistemleri inşa etmeye başladı. Jetgiller çizgi filmindeki uçan polisler, ne yazık ki pek de gerçekçi değiller. Onlar yerine geçecek yazılımlar da yolda.

3. Otonom şeker pancarı ve fasulyeler: 

Gübreler, topraklar ve tohumlar, insanın medeniyet kurmasını sağladılar. Şimdi onları sürecek şeyler ne insanlar ne de hayvanlar. Artık gübredeki kimyevi değerleri analiz edip, mevsimine göre tohum öneren yazılımlar var. Bu tohumların hangi ilaçlarla kullanacağını söyleyen yazılımlar da var. Elbette onları sürecek ve toplayacak araçları kullanacak yazılımlar da olacak.

Tarım, yazılımları yerleşik hayata geçirmek üzere.

2. Havasına göre çalışan enerji merkezleri: 

Rüzgar türbinleri, normal şartlarda saniyede 2 metre hızla esen rüzgarda bile dönüp enerji üretebiliyorlar. Peki ya o sırada daha ideal bir rüzgar varsa? Bunu anlamak insanların görevi olmaktan çıkıyor. O türbinler, artık şiddetli esintilerin yönünü kendileri tespit ediyorlar, yıllık verimlilik hesabı yapıyorlar, hava tahminlerini analiz ederek gelecek ayları planlıyorlar.

1. Güvenlik kelimesinin tanımını endişe ile değiştiren önlemler: 

Çin ’in vatandaşlarını takip ettiği, toplumsal bir arbede sırasında insanları hareketlerinden tanıyıp mimlediği güvercin drone cihazlarını duymayan kalmadı. Hiç şüphe yok ki bu makineler, daha ideal bir toplumsal düzeni sağlamak adına çalışacaklar. Peki ya kişisel gizliliğimiz ne alemde olacak?

Ev ya da iş yerlerine takılan güvenlik sistemlerinin, şüpheli bir durumda doğrudan polis ekiplerine haber verdikleri bir dönemde yaşıyoruz. Nesnelerin İnterneti gibi bir devrimin öncülüğünde, güvenlik önlemleri büyük önem taşıyorlar. Her şeye rağmen, içinizde bir yerde, paranoyakça oluşan duygulara engel olamıyorsunuz.

O halde mertliği bozanın “tüfenkler” mi yoksa vücudu olmayan “makineler” mi olduğu sorusunun cevabını da size bırakıyoruz.

Webtekno

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news