Son dönemde; küresel spekülatörlerin Türkiye Ekonomisi sözkonusu olduğunda bir şekilde ahlak ve etik dışı yorumlarda, iddialarda ve iftiralarda bulunması izaha muhtaç.

Bu spekülatörlük değil ahlâk dışı bir müfterilik ve yalancılık aslında.

Gün geçmiyor ki Türkiye'yi hedef alan bir iftira ortaya atılmasın.

Bu iftiraların sonuncusu da TCMB net rezervlerinin TCMB Bilançosu’nda görülenden daha düşük olduğu iddiası.

İddiaya göre TCMB bilançosunda 5 Nisan haftasında 28,1 Milyar $  görünen net rezervler gerçekte 16 ve hatta kimine göre de 9 Milyar $ imiş.

Kaynak da, Bakan Berat Albayrak'a Dünya Bankası/IMF Bahar toplantılarında ki yatırımcı sunumu sonrası ad hominem saldırı yapan Financial Times ve Bloomberg.

Tabii ki Türkiye medyasına konuşlanmış "agent"ları ve kriz çığırtkanları da bu iddianın üzerine balıklama atladı.

Ne yalancılığı kaldı TCMB'nin ne güvenilmezliği. Üstelik, TCMB'nin bağımsız bir kurum olduğunu bile bile hükümete fatura kesmeye çalışanlar dahi oldu.

Asıl amaç belli: Türkiye kaynaklı istatistiksel verileri yatırımcılar nezdinde itibarsızlaştırmak.

Bu yolu açan akıl babaları da meşhur ekonomist Steve Hanke. "Türkiye kaynakli verilere itibar etmeyin!" çağrısı yaptı ya açıkça. Financial Times ve agentları da bu yoldan gidiyor.

Peki bu zevat, Türkiye verilerini neden itibarsızlaştırmaya çalışıyor?

Çünkü; Türkiye’nin ekonomik ve mali verileri, alıştıkları üzere Türkiye ile istedikleri gibi oynamalarına imkan verecek nitelikte ve kötü değil.

Şöyle ki: Türkiye kamu açığı ve borçlarında Maastricht kriterlerinin çok altında. Hanehalkı ve reel sektör borçları açısından dünyada en iyi ülkeler arasında. Türkiye'de kriz ve kırılganlık emaresi veren hiçbir sorunlu veri yok. Üstelik bankalarda muazzam miktarlarda, 200 milyar doları aşkın döviz mevduatı var. Toplam finansal varlıkları 12 trilyon, yükümlülükleri de 14 trilyon civarında. Cari Açık/GSYİH oranı %3,5 ve giderek azalacak. Reel kesim ve tüketici güven endeksi ve Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) hızla yükseliyor. Sanayi Üretim Endeksindeki düşüş durdu ve ekonomi canlanma trendine girdi. 2019'da da hızla canlanacak kanaatimce. 2019 büyümesinin de YEP hedefi olan %2,3 olacağını bekliyorum. Bu süreçte işsizlik oranının da enflasyon oranının da azaldığını göreceğiz. Faiz oranının düşeceğini, TL cinsinden varlıkların fiyatının yükseleceğini ve tam yatırım zamanı olduğunu öngörüyorum.

Bu veriler çerçevesinde, Türkiye’nin birikimlerini ve milli servetini ucuza ele geçirme ve Türkiye’yi kısa vadeli yüksek faizli borç yükü altına sokma hesaplarının tutmayacağı ve tutmadığı açık.

Bu nedenle de Financial Times, Reuters, Bloomberg, Diye Welt gibi gazeteler ve yatırım fonu bağlantılı ekonomistler ile Türkiye’deki uzantıları ekonomik gerçekliğe aykırı bir şekilde Türkiye ekonomisini kırılgan ve krizde gösterme çabası içinde.

Bu amaçla Bakan Albayrak’a ad hominem saldırıları paralelinde Türkiye verilerini de sorgulanır ve şüpheli hale getirme arayışındalar.

Lakin bu karanlık hesap da tutmaz.

Zira, Türkiye, istatistiksel verilerin güvenilirliği açısından AB müzakerelerinde güvenilirliğini ispat etmiş ülkelerden biri.

Öte yandan, Bankaların bankası olan TCMB; hiçbir gizliliği olmayan, %100 şeffaf işlemler yapan, her işlemi analitik bilançosunda izlenen, ekonomi ve finans kesimlerinin her işlemini ve kararını 7/24 dikkatle takip ettiği, tüm işlem ve kararlarını da kamuoyuna anında ilan eden; tüm işlemleri bankacılık kesiminin bilançosunu ve kâr/zarar hesabını, ekonomideki kredi hacmini, likiditeyi, dolaylı olarak da reel sektör faaliyetlerini ve bilançosunu, işsizlik ve enflasyon oranlarını, ekonominin canlılığını etkileyen ve belirleyen bir kurum.

Böylesine gözetim altındaki bir kurumun tek bir işleminin dahi gizli ya da şaibeli olması ihtimali yok. Nitekim Financial Times haberinde dahi TCMB bilançosunun haftalardır uzmanlarca sıkı takip edildiği açıkça belirtiliyor.

Bu açık gerçeklere rağmen Financial Times ve Türkiye'deki agentları, TCMB'nin "Döviz Karşılığı TL Piyasası"nda "spotta döviz alıp vadede satma" ve döviz alıp piyasalara TL vermesi şeklinde swap işlemini zoomlayarak sanki gizli kapaklı yapılan bir işlem keşfetmiş gibi TCMB Net Rezervleri etrafında bir kaşık suda fırtına koparma operasyonu başlattı.

Lakin ortada gizli kapaklı, kapı arkasında yapılan bir işlem yok. Olması da mümkün değil. Hiçbir merkez bankası, güvenilirliğini/kredibilitesini zedeleyebilecek bir riski göze dahi alamaz.  Nitekim, kamuoyu duyurularını ve medyadaki haberlere bakıldığında, TCMB'nin bu yöndeki tüm işlem ve kararlarının, devletin resmi kurumu olan Anadolu Ajansı kanalıyla 7/24 eşanlı olarak medyaya ve kamuoyuna anında servis edildiği açıkça görülüyor.

Bu haberlerde açıkça görüleceği gibi, TCMB, Döviz Karşılığı TL Piyasası’nı kur volatilitesinin arttığı 31/08/2018 tarihinde kurdu. Daha önce sadece TL Karşılığı Döviz Piyasası vardı. Böylece, kur volatiletisindeki artışa karşı ekonominin likiditesini kontrol edebilmek için bir araca daha sahip oldu. Ki, likidite kontrolünde araçların çeşitliliği iyi bir şey..

Bunu da kamuoyuna anında duyurdu.

TCMB'nin Döviz Karşılığı TL Piyasası’ndan gelen döviz varlıklarını muhasebeleştirebileceği tek hesap da "Net Dış Varlıklar " hesabı altındaki Brüt Döviz Rezervleri hesabı elbette. Bu dövizler, doğal olarak, bankaların TCMB’de tutmak zorunda oldukları döviz rezervleri çıkarıldığında kalan Net Döviz Rezervleri hesabı içinde yer alacak. Bu matematiksel bir sonuç. "Döviz Karşılığı TL Satış Piyasası" daha 31 Ağustos 2018'de kurulmuş yeni bir piyasa olduğunu beyan dolayı, TCMB’nin bu yolla elde ettiği döviz rezervlerinin konvansiyonel/ortodoks tabir edilen yöntemlerden olmaması da normal.

Bu kadar teknik ve her aşaması kamuoyuna ilan edilmiş bütünüyle şeffaf  bir işlemden TCMB’nin kredibilitesini de hedef alacak şekilde, Türkiye'nin Net Döviz Rezerv Hesapları gerçeği yansıtmıyor gibi bir sonuç çıkarmak ancak kasıt ve kötü niyetle mümkün.

Bir nevi mesleki ahlâksızlık bu..

Zaten TCMB’nin bu işlemlerin uluslararası standartlara uygun olduğu açıklaması sonrasında sesler kesildi.

Öte yandan; TCMB Net Rezervleri’nin Türkiye’de kamu, TCMB ve özel kesimin gelecek 12 ay içinde ödeyeceği yaklaşık 177 milyar $ tutarındaki dış borçları ödemeye ve bu nedenle TL’de meydana gelebilecek bir değer kaybını önlemeye yetmeyeceği iddiası da aynı şekilde ahlâk dışı bir iddia.

Zira her ekonomist ve finansçı, bu borçların TCMB net rezervleriyle doğrudan alakası olmadığını, bu konuda TCMB Brüt Rezervlerinin ve bankalardaki döviz cinsinden mevduatın belirleyici olduğunu bilir. Nitekim; son rakamlara göre TCMB Brüt Döviz Rezervi 77 Milyar Dolar, bankalardaki döviz cinsinden mevduat da 200 Milyar doların civarındadır. Yastıkaltı ekonomisi ile birlikte Türkiye’de ekonomik aktörler elindeki döviz rezervi tüm borçları ödeyecek miktarların çok üzerindedir.

Bu çerçevede; Financial Times haberinde atıf yapılan BlueBay Asset Management gelişmekte olan ekonomiler stratejisti Timothy Ash’in “Türkiye’nin TL değerini sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde koruyamayacağı, TCMB işlemlerindeki şeffaflık eksikliğinin bankanın zaten kırılgan olan kredibilitesinin dibini oyacağı” gibi iddialarının hiçbir dayanağı da yok.

Hiçbir nesnel dayanağı olmayan bu haberleri ve yorumları yapanların tek amacı olabilir: Yatırımcıların kafasını karıştırmak; Türkiye’ye fon akışının önünü kesmek; kur volatilitesinden ve yüksek faizden kısa dönemde kazanç sağlamaya çalışmak. Lakin bunun çıkmaz yol olduğunu Londra swap piyasası acı bir deneyimle öğrendi.

Türkiye, spekülatörlerin istediği gibi at oynatabileceği bir muz cumhuriyeti değildir.

Kanaatimce, yatırım fonlarının bu tür ahlaksız ve etik dışı yollara başvurarak yatırımcıları manipüle edip kısa vadeli kazanç sağlamaya çabalayan, Türkiye üzerinden nemalanmaya çalışan uzmanları hemen kapının önüne koyması gerekir.

Zira, kendileriyle birlikte çalıştıkları kurumlarının saygınlığını ve ekonomisini de yerle bir etme riski taşıyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news