“Gayemiz müreffeh çağlar çatıp işlerin istikrarlı olmasının alameti iyi bir hükümdarın zuhur edip bozguncuları tepelemesi, görüşlerinin ayniyle sabit olması, vezir pîşkârânının iyi ve asil olmaları, işi ehline vermeleri, iki meşguliyeti aynı kişiye, bir işi iki ayrı şahsa tevdi etmemeleri, sapkın mezheplilerle mücadele edip temiz mezheplileri terfi etmeleri, zalimlere karşı sert olmaları, yolları güvenli hale getirmeleri, askerlerinin ve riayetinin kendisinden korkmaları, sipah-sâlârlığı yeni yetme toy delikanlılara değil tecrübeli ihtiyarlara emanet etmeleri, kişiyi altın sahibi değil hüner sahibi olduğu için tutmaları, dünya menfaati için dinlerini satmamaları, her şeyi usulünce icra etmeleri, din ve dünya işlerinin uyumlu yürümesi için herkesi liyakatlerince istihdam etmeleri, herkese yeterliliği ölçüsünce iş buyurmaları, buna mugayir hareket ettiğinde hükümdarın müsaade etmemesi ve tıpkı kadim zamanlardaki gibi işleri adalet dengesi ve idare kılıcıyla tanzim etmektir.” Siyasetname, Nizamülmülk

Siyaset yapıcıdır, yıkıcı değil.

Siyasetçi mesuliyet sahibidir, en az seçimler kadar halkını, seçimlerin sonrasını da düşünür.

Siyasetçi kendi lehine kanunları esnetmez, hukukun üstünlüğü yasaların herkese eşit olarak uygulanmasıyken bazılarını kayırmaz.

Vatandaşının yokluğuyla, yoksulluğuyla dertlenir.

Siyasetçi hem halka hem de hakka karşı sorumludur.

Siyasetçi mütevazı olmalıdır, istişareye önem vermelidir, kendisi hata yaptığında kendisini uyaracak kişileri kapı dışarı etmez, yanında tutar.

Siyasetçi, seçimlerin geçici, ülkenin kalıcı olduğunu bilir bu nedenle seçim sonrasında nasıl bir ülke kalacağını hesaplar, bu yüzden dilini itidal üzere kurar.

Siyasetçi topluma ait değerleri, seçim uğruna feda etmez.

Siyasetçi, devlet adamı, yarın yalancı çoban çıkmamak için bugün komplo teorisi üretmez, halkı bu teorilerle kandırmaz.

Siyasetçi, kendisinden olmayan herkese hain denilecek bir söylem kullanmaktan imtina eder.

Siyasetçi, devlet adamı, mütevazıdır, “ben” demez, “biz” der.

Siyasetçi mesuliyet sahibidir, omuzlarındaki ağırlığın farkındadır, fevri davranmaz, öfke dilinden beslendiği için gerilimi tırmandırmaz hatta olası gerilimlerin önüne geçmek elinden geleni yapar.

Siyasetçi pragmatizmin sınırlarını bilir, karanlık kişileri yanında barındırmaz.

Devlet adamının, siyasetçinin soytarı takımı olmaz.

Siyasetçi merttir, seçimi bileğinin hakkıyla kazanır, kalıcı olmak için hizmet yapar, üç kuruş için yapmayacağı şey olmayanların manipülasyonlarından beslenmez.

Siyasetçi dürüst olmalıdır, her beş yılda bir birbirinden çok farklı söylemlerde bulunmaz.

Siyasetçinin kapısı güven kapısıdır, Hakkın yeryüzündeki gölgesidir, o kapı ulaşılır olmalıdır, bazılarına ardına kadar açık, bazılarına sonuna kadar kapalı olmaz. O kapıya sığınan vatandaş güven içinde olur, sığınamıyorsa o kapı güven kapısı değildir.

Siyaset gönül işidir, siyasetçinin, devlet adamının arkasına baktığında gönlünü kırdığı yığınlar olmaz.

Siyasetçi, memurundan amirinden sorumludur, ne idüğü belirsiz adamları kendi emriyle vatandaşlarına zulmetsinler diye istihdam etmez. Amirine, memuruna örnek olur. Sütü bozuk bir amiri, memuru eline kire bulaştırmışsa onun elini herkesten önce kendi büker, o eli tutmaz.

Siyasetçi, rakipleriyle çatışır ama er meydanında çatışır, mertçe çatışır, bel altı vurarak güreşmez, kadrolu müfterilerden medet ummaz.

Aslında nasıl olunması gerektiğine dair bu kaideler, sadece devlet adamı, siyasetçi için değil tüm insanlar için geçerlidir. Kadın ve erkek için, Alevi ve Sünni için, dindar ve laik için, Müslüman ve Hıristiyan için, çiftçi ve memur için, öğretmen ve hakim için, sosyalist ve liberal için… kısacası hepimiz için geçerli olan ideal tavırlar bunlardır. Doğruya sadece bir kesim davet edilmez, doğru tektir ve eğrilmeye meyilli olan herkes doğruya davet edilir, insan bazen kendini bile doğruya davet etmek zorunda kalır, kalmalıdır. Bunları ben yazdığım için değil dünya var oldukça geleneksel ya da modern dönem fark etmez, insanlığın ortak ideal değerleri bunlar olduğu için olunması gereken hal budur.

Ama elbette yönetici ve yönetmeye talip olanların sorumluluğu diğerlerinden daha fazladır, bu konuda bir kez daha Nizamülmülk’ten alıntı yaparak bugünkü yazıma nokta koyayım…

Hükümdarı diğer insanlardan ayıran fark onun hükmünün geçmesidir."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news