Amerikan çöplüğünde eşinenler

Amerikan çöplüğünde eşinenler

16 Kasım 2018 Cuma 14:25
Amerikan çöplüğünde eşinenler

BİR

Son yazımızda İktidarın tarihçi danışmanlarına Tayyib Bey'in Osmanlı'nın Parçalanma törenlerinde ne işi vardı diye sormuştuk.

Murat Bardakçı şöyle bir açıklama getirmiş: Avrupa Devletleri yüz yıl aradan sonra Türkiye'nin değerini anladı ve 'anma' törenlerine nihayet Tayyip Bey'i çağırdılar.

Dansöz gibi kıvırma buna denir.

Millet de enayi, yedik.

Bu mantıkla şöyle bir yorum daha uygun düşmez mi: 'İngiliz ve Fransızlar Mondros Mütarekesini dayayıp teslim aldıkları Osmanlı'nın parçalanma kutlamalarına yüz yıl aradan sonra nihayet katılacak 'tıynette' bir Türk lider buldular'.

BİR DEFASINDA AMERİKALI BİR SUBAY ONU ÇÖPLÜĞÜ KARIŞTIRIRKEN GÖRÜP…

İKİ

Soğuk Savaş yıllarında Türkiye'nin İzmir Adana Trabzon Sinop gibi illerinde Amerikan üsleri vardı, edebiyatımızda ve basınımızda bir çok Amerikan Çöplüğü hikayeleri işte bu üslerin çöplerini anlatır.

Ertuğrul Özkök'ün bir Amerikan çöplüğü hikayesi varmış, yeni öğrendik. Ünlü Amerikalı çizer Stan Lee'nin ölümü üzerine kaleme aldı.

Yazarımız çocukken İzmir Kahramanlar Semti'nde Amerikan Çöplüğünü eşelermiş ve bir defasında Amerikalı bir subay onu çöplüğü karıştırırken görüp Stan Lee kitapları hediye etmiş.

Benim de hikayelerimde Amerikan Çöplüğü geçer, Trabzon Boztepe semtinde Amerikan üssü vardı ve Trabzon sahili Moloz mevkii molozların döküldüğü yerin adıydı.

Şöyle kaleme almıştım, sekiz on yaşlarında her Anadolu çocuğu gibi yazları su satardık, mısır satardık, boyacılık yapardık, sakız satardık, bir gün Moloz mevkiinde hırpani dilenci kılıklı adamların molozların içinde Amerikan çöp kamyonunu itişe kakışa beklediklerine şahit olmuştum.

Amerikan çöp kamyonu boşalır boşalmaz insanlarımızın çöplere birbirlerini ite kaka öne geçmek için gırtlak gırtlağa boğuşarak hücum ediyordu.

Şüphesiz bugün hepimiz ihtiyacını olan yoksul insanların çöplere hücumunu mazur görürüz, ancak.

Amerikan çöplerini karıştırmak eşelemek çöp kamyonu henüz çöplerini dahi boşaltmadan birbiriyle kavga etmek, çok aşağılık gurur kırıcı bir duyguydu.

Çocuk yaşta insan bu sahneleri görünce ülkesinden insanlarından yoksulluktan tarifsiz derin duygularla nasıl utanırdı.

Sekiz-on yaşında yoksul çocuklarız, hangi eğitimi almış hangi kültürle büyümüşüz bilmem ama bu trajik sahneler derin bir utanç duygusuyla içimize otururdu, yaşadığımız her an bu sahneler zihnimizden çıkmaz ve kendimizden ve ülkemizden ve insanlıktan utanır, yerin dibine geçerdik.

Çöpten ve yerden bir şey almak, insan gururuyla ilgili çok ayıp bir şeydi, ve üstelik belleri bükülmüş yağma talan eder gibi birbiriyle yarışır gibi Amerikalılar'ın çöplerine hücum etmek aşağılık utanç duygularının en reziliği, sefaletin dibiydi.

Ertuğrul Özkök'ün bu yazısını okuyana kadar bu ülkede nihayet yetişmiş okumuş aydın yazar herkesin çöplük hikayelerinden çok utandığını benimle aynı duygular içinde olduğunu sanıyordum.

Değilmiş.

HİÇ UTANMADI

Ertuğrul Özkök bey, kendi otobiyografisine dair çok kıymetli nadide bir sahne anlattı bizlere. Ertuğrul Bey'imiz meğerse o çöplüğü eşeleyen güruhtanmış. Ve üstüne çöplüğe nasıl hücum etmişse bir Amerikan subayı başını okşamış, elinden tutmuş, kendine çizgi romanlar hediye etmiş.

Yokluktur, olabilir, ama Amerikan çöplüğünü eşeleyen bu çocuk ilerde Türkiye'nin en büyük gazetesini yirmi yıl yönetti, acıklı dram buradadır. Aramızdaki fark bu, kimimiz Amerikan çöplüğünde Amerikan subayının başını okşamasını hayatının en büyük sevinci mutluluğu kabul ederken kimimiz bunu tecavüz kabul ederek büyüdü.

Hatıralar notlar hikayeler derken herkesin meşrebi karakteri bir şekilde ortaya çıkıyor. Sonra uzun yıllar okuduk anladık ki bu yazarımız, çocukluğundan ihtiyar haline varıncaya kadar, Amerikan çöplüğünü eşelemekten hiç yorulmadı.

Amerikan çöplüğünü eşelemekten hiç utanmadı.

Romanlar günlükler mektuplar işte bu yüzden önemlidir, bir gün kendinizi bilmeden çıplak gerçeği itiraf ederken bulursunuz. Bazı yazarların neden geniş mezhepli maymun iştahlı tatmin olmamış düpedüz yalan ahlaksız milli değerleri hiçe sayan ve bağımsızlık gibi değerlerle alay eden bir hayatları olduğunu öğrenirsiniz.

Ve bazı yazarların da neden aşırı ahlakçı açık sözlü sert eleştirel bir kimlik edindiğini birazcık anlamış olursunuz.

Ülkemizde yazarlar ikiye ayrılır Amerikan çöplüğünü eşeleyen yazarlarla Amerikan çöplüklerinden utanan yazarlar. Amerikan çöplüğünü eşeleyen yazarlar hep kolayına kaçtı. Hep bir Amerikan subayının başını okşayıp önünü açıp hediyeler vereceğini hayallerine sindirdi. Diğerleri, bu aşağılık sahneleri gururuna yediremeyip Amerikalılar'ı emperyalist ve sömürgeci diye kodlayıp siyasi ve kültürel olarak karşısına alarak bir ömür yazıp çizdi.

Bakın, 15 Temmuz'dan sonra medyada kovulmalar dağılmalar ve yeniden toplaşmalar başladı, Amerikan Çöplüğü'nden eşelenenler T 24 sitesinde toplanıyor, dün ODA TV'de bir haber Ergenekon Şemasını Fetöcü savcılardan alıp kamuoyuna ilk gösteren Ali Bayramoğlu ve en yakın arkadaşı Hrant'ı öldürenlerden bu acı gerçeğe rağmen Fetö'den yedi yıl maaş almayı sürdüren Etyen Mahçupyan, Saadet partisi Televizyonu TV 5'de program yapacakmış. Milli Görüş'ün dahi Amerikan Çöplüğü'nden eşelenenlerin tarafına geçtiğini görmek Milli görüşçüler için ne hazin bir kader.

Bütün çağlarda efendi köle sömürge biat ilişkileri böyle doğmuştur, çöplüğüne muhtaç olduğunuz çöplüğüne koştuğunuz insanlar sizi 'egemenliği' altına alır.

Bu insanlar mutsuzluktan kurtulamaz çünkü çöplüğünü karıştırdıkları başlarını okşayanların dinlerine kültürlerine siyasetlerine karşı gelemezler ve hızla soysuzlaşırlar.

Sayın Ertuğurul Özkök bey, demek siz o çöplükte eşsiz değerde çizgi romanlar gördünüz, oysa biz o çöplükte, kölelik, aşağılık, utanç görüp, o çöplüğe hiç yanaşmadan ve o çöplükte eşelenen insanlarımızın utancıyla bir hayat yaşadık.

Evet, Amerikan çöplüğünden uzak durmak maddi olarak makam olarak bizlere bir fayda sağlamadı. Ama Amerikan çöplüğünden uzak durmak ruhumuzu kuvvetlendirdi. Sonunda işte siz gazetesinin Türk Bayrağı logosuna dahi sahip çıkamayan her cemaate her patrona eğilen dışardan dayatılan her siyasete şehvetle 'rıza' gösteren köle ahlakı edindiniz.

Ve sonuçları ortada: Ne gazeteniz kaldı ne patronunuz ne gazetenizin simgelediği bayrak ve hürriyet değerleri ne de bütün yazarlarınız kovulurken ağzınızı açıp tek laf edecek gücünüz iradeniz kıymetiniz kalmadı.

MUHALİF ELEŞTİRİ GÜCÜ HİÇ GÖRMEDİM

ÜÇ

Oda TV yazarlarının çoğunu şahsen tanımam ama yazılarını okuyorum, bu yazarların istisnasız hepsi Amerikan Çöplüğü'nde eğilmekten eşelemekten iğrenir.

İğrendikleri için Amerika'ya statükoya liberalizme emperyalizme ve onun kumpaslarına ve ajanlarına hayatlarını riske atarak sert eleştiriler getirip ODA TV'ye yazar oldular ve bugün her biri her gün yüzbinler tarafından onur duyularak baştacı edilerek okunuyor.

Ve bugün, Türk basınının onur ve haysiyetini Amerikan çöplüğünü milli gurur meselesi yapıp utananlar ayakta tutarken, Amerikan çöplüğünde eşelenenlerin gazeteleri çoktan bir patrondan başka patrona dolar hesabı satılıyor ve onlarca yazarı onun bunun kapısında ya da sokakta kalıyor.

Dün ODA TV'de bir Hürriyet yazarı Ayşe Baykal'ın yazısını okudum, artık ODA TV'de yazacakmış.

Soner Yalçın'la konuşmuş, şöyle yazıyor, 'başörtüm sorun olur mu' demiş. Başörtüsü kelimesini bir sorun olarak gören bir siyaset anlayışı bilinç altında hala yaşıyorsa varsa demek ki bu hanımefendi ODA TV'yi hiç okumamış. Rica edeceğim tanımadığın yerlere ayak basmasın.

Bu hanımefendinin bir kaç yazısını okudum, yazılarında bir ahlaki isyan bir muhalif eleştiri gücü hiç görmedim, neden ODA TV'de yazmak istemiş, pek anlayamadım.

İllaki yazmak istiyorsa şüphe olmasın başımız gözümüz üstüne.

Ancak unutmasın burası Amerikan Çöplüğü'nde eşelenenlerin gazetesi hiç değil.

Burada torpil yok kayırma yok. Burada tek kıymetli hazine itiraz ve isyan ve ahlaki siyasi eleştiridir.

Burada sizi koruyan patronlar genel yayın yönetmenleri yoktur. Burada yazdığınız için hakkınızda her türlü iftira suçlama linç gırla gider. Burada emperyalist köpeklerin kamçıları ve yemleriyle büyüyen eski patronlarınızın koruyucu gücü hiç yoktur. Burada ünlü modacılara sipariş edilmiş şöhret üniformaları giyilmez.

Ancak burada bugüne kadar yaşamamış hiç görmemiş tadmadığınız bir özgürce yazarlık vardır, kanatlandırır sizi.

Ve burada yazmak, temize çekmek için ruhunuzu, temize çekmek için yazarlığınızı ahlakınızı varoluşunuzu, büyük bir şanstır.

Kendinizi ve çağınızı ve yeteneklerinizi aşmak için burası bir cennettir,, cemaatten ayrılmak ferdileşmek ve nihayet çıplak açık seçik insanlıkla ve kendinizle konuşmak için bir mucize yerdir burası.

Burası sizi Kapadokya'daki balonlar gibi Allah'a insanlığa yükseltmez, ODA TV'de yerçekimi kanunları geçerlidir. Yazınızın değeri zekanızın gücü edebiyat bilginiz ve tasvir gücünüz kadar özgül ağırlığınız vardır.

Burada yazacak olanlar, Türk basının son yıllarda yaşadığı cemaat ve iktidar el ele trajedesinin sonuçlarından haberdar olmalı, mesela Amerikan çöplüğünde eşelenip başı okşananlar insanlık görevlerinin başında tetikte ve dikkatli hiç değildi.

Patronların gölgesinde tembel ve beceriksizdiler. Böbürlenmeyi seven boş gururları çok çirkin kibirleri vardı. Altta kalanlara hakkı yenenlere hiç acımayan işsizleri yoksulları hiç dert edinmeyen üstelik çaresiz bu insanlar için çok yaralayıcı sözler sarfedecek kadar küstahdılar.

Hanımefendi, burası bir insanlık bir memleket kulesi, görev başında hep nöbette, gecenin bir vakti üç-beş nöbetine kalkıp, ters giden bir şey var mı diye telaş merak hassasiyet sahibi değilseniz, ve dini bunalımlarınızdan siyaset devşirmek gibi derdiniz ve hala itiraf etmekten utanç duyup sakındığınız şeyler varsa eğer ve sefalete karşı dayanıklı donanımlı bir ruh kuvvetiniz yoksa...

Lütfen, bu hayatı nasıl yaşamalı bu hayat nedir ölüm nedir siyaset nedir din nedir kendimi nasıl kurtararım sorularınızı meraklarınızı rica edeceğim hanımefendi, lüften arayın!

Nihat Genç

ODA TV

Son Güncelleme: 16.11.2018 14:28
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news