31 Mart Seçimlerinden muzaffer olarak çıkmak isteyen partilere, genel başkanlara, başkan adaylarına biraz geç kalmış olarak da olsa birkaç sayfalık reçete hazırladım…

Ülkenin bekasını korumak ya da beka sorunu yoksa olmasın diye elinizden geleni yapmak istiyorsanız, halkın can damarı ekonomiden meseleye başlayın. Ekonomi, gerçekten sıfırdan gelen bir partiye seçim kazandırıp, en yüksek puana sahip partiye seçim kaybettirebilir. Bu nedenle ekonomiyi piyasalara güven veren, işin ehli, bu alanda emek vermiş tecrübe sahibi kişilerle sağlamlaştıracağınızın garantisini verin.

Şortlu, çarşaflı, sakallı insanlara yolda izde saldırmayın, FETÖ lehine konuşma yapmış olanlarla partinizin yollarını ayırın, PKK ile ilişkisi olanlarla ilişkinizi kesin, teröre bulaşmamış insanları terör ithamı gibi ağır bir ithamla itham etmeyin.

İnsanların videolarını çekip, onları aşağılayarak giyim kuşamları üzerinden nefret söylemi üretenleri yanınızdan uzaklaştırın.

Her dediğinizi her an savunan kaypak, dalkavuk tiplere verdiğiniz ehemmiyetin yarısını gerçekten dik duran, yalpalamayan, güven veren adil insanlara verin.

Toplumun değerlerini dikkate alın, çağdaşlık adına yetişkin olmayan çocuğuna alkol kullandıracak kadar ebeveynlikten haberi olmayanları, siyasi partinizde, devlet babanın yetkileri altında istihdam etmeyin.

Savaştan kaçan insanları kovmak gibi söylemlerle seçim yatırımı yapmayın.

Savaştan kaçmış insanlar huzuru bozarsa, 10 yıl onlara kapı açmış olmakla övündükten sonra “geri göndeririz” demeyin.

Kendi çocuklarınız özel okulda, yüksek standartlarda yaşıyorken, garibanın çocuğunun da tüm standartlarının iyileşmesini sağlayın.

Lüks otellerde, lüks menülerle, şık kıyafetler içinde “garibanın, vatandaşın derdini tartışan toplantılar” yapmayın.

Tarifeli uçakla seyahat edin.

Ezan tartışmasını biri ortaya atınca peşinden çıkıp “evet Türkçe ezan olabilir” gibi saçma sapan açıklamalar yapmayın.

50 sivil insan ibadet yaparken hunharca katledilmişken, Müslümanlar kendilerine çekidüzen versin, gibi telkinlerden kaçının.

Rakip partilerin seçim reklamlarına ambargo uygulatmayın.

Torpil yapmayın, KPSS’den çok yüksek puan alan gençler mülakatla elenmesin, gençlerin öfkesini kazanmayın, gençlerle barışın.

Adam kayırmayın, hukuk herkese eşit mesafede olsun, biri hık dediği için hapse atıp, huuuuk diye ortaya tüküren pervasızları kayırmayın. Hukuka müdahale etmeyin.

Komplo teorisi yazıp, vatandaşın aklına “o bizim düşmanımız, bu bizim dostumuz” ezberini sokmayın, çünkü üç gün sonra aksini söylüyorsunuz. İnandırıcılığınızı kaybetmeyin.

Kendinizi vatandaşın yerine koyun, ben vatandaş olsam ne beklerdim, sorusunu sorun, verdiğiniz cevap gibi olun, verdiğiniz cevabı hayata geçirin.

Artık bağırmayın, toplumu germeyin, zaten trafikte yol verme yüzünden cinayet işleyebilecek potansiyeli olan vatandaşlarımız var, bu saldırganların sayısını arttırmayın.

Pelikanları, mafya babalarını, vasıfsızları desteklemeyi bırakın, onların üzerinde yücelinmez tam aksi değerden kaybedilir, bunların hepsini geri çekin.

Kolaylaştırın zorlaştırmayın, sevdirin nefret ettirmeyin.

Üç oy için arkadaşlarınızı sırtından hançerlemeyin.

Samimi olun, taktikleri ya da riyaları yutan bir kesim var ama bir o kadar da yutmayan kesim var, yutmayanları da hesaba katın.

Kırmayın, kırmayın ki sonra “şimdi kırgınlık zamanı değil” demek zorunda kalmayın.

Parti üyelerinizin sosyal medya hesapların yaptığı ayrımcı, ırkçı söylemleri kontrol edin, böyle kişileri yanınızdan uzaklaştırın.

Lafta değil gerçekte mütevazı olun, halka koyun, makarnaya tenezzül eden muamelesi yapmayın, mütevazı görünüp kibir abidesi olmayın, ayağınızda çamur görelim, marka saat takmayıverin, sadece seçim zamanı değil çoğu zaman mütevazı yüzünü görelim…

Yanınızı, yakınınızı iyi kontrol edin, en büyük musibetiniz yanıbaşınızda duruyor olabilir, uyanık olun, adaylarını seçime üç gün kala harcayan hatta arkasından iş çeviren kimseler varsa bunları etkisiz hale getirin.

Rakibiniz olan partinin seçim bürosunu ziyaret edin, iyi temennilerinizi sunun…

İnsanların ekmeğiyle oynamayın, kadınların haysiyetine, namusuna laf etmeyin, edenin ağzını öyle bir bükün ki bir daha edemesin…

Sahte işleri bırakın, dürüst olun, Hak’ın sizi gördüğünü unutmayın, Hak’ı razı ederseniz, işinizde size yardımcı olacağını unutmayın.

Seçimi kaybetmemeyi, kazanmayı istiyorsanız önce insanları kaybetmemeyi, insanları kazanmayı öğrenin.

Muhalefet ettikleriniz hizmet, kurum açma konusunda vaatlerde bulunurken siz var olan kurumları satmak, kapatmak gibi bir vaatle ortaya çıkmayın.

İhaleleri ehline verin, iki de bir çıkıp da sermayedar kişilerin ciddiyetine yakışmayacak şekilde “ona buna aşığım” diyen ciddiyetsizlere değil.

Bağımsız, tarafsız haber alma kaynaklarının, medyanın sayısını arttırın, her akşam aynı propagandaya aynı güven vermez kişiler ağzıyla devam ettiğinizde, bu taktik bir süre sonra ters tepiyor ve kabak tadı veriyor, ağzımızın tadını kaçırmayın.

Ülkede İHA, SİHA yapılıyorken kafanızı kuma gömmeyin ve bu milli hamleleri destekleyin, bununla birlikte kullanamayacağınız silahları da alıp durmayın.

Dünya görüşü sizin gibi olmayanlarla el sıkışın, sanatınızı yapın, bir sanatçı bir eleştiri yaptı diye linç etmeyin, hapsetmeyin ya da sizi övdü diye gereği yokken tepemize çıkartmayın.

Baskı uygulamayın, baskı bu ülkede en ters tepen şey, 28 Şubat’ı, FETÖ’yü hatırlayın… bu iki musibetin failleri, herkesi baskıladığını, her alanı susturduğunu zannederken yiyebilecekleri en büyük tokadı, en güçlü olduklarını zannettikleri anda yedi unutmayın.

Son paragrafa geldiğimde yukarıda ifade ettiklerimi bir gözden geçirdim de;  öncelikle bahsettiklerim zor şeyler değil, yapılmayacak şeyler hiç değil buna rağmen iktidar da muhalefet de bu yapılacakları yapacakken yapmadı, tam aksine yapılmaması gereken ne varsa hepsini yaptı.

Seçimden önce son çıkışı kaçırdınız efendim, bir günde bunları yapmak elbette mümkün değil ama umut ediyorum ki en azından seçimden sonra pusulanızı bu yönde belirlersiniz. Zannediyorum seçim sonucunda vatandaş, her partiye yapılması gerekeni değil de yapılmaması gerekenleri yaptıkları için gereken cevabı verecek, en nihayetinde sandıktan ne çıkarsa halkın tercihidir, kabulümüzdür ve değerlidir, hayır telkin edip, hayır beklemekten başka seçenek de kalmamıştır, ne diyeyim Türkiye kazansın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sponsor Bağlantı

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news