Nihayet Rahip Brunson geçen perşembe serbest bırakıldı. Ben daha önce kimilerinin çok iddialı bulduğu bir öngörü ile şöyle yazmıştım.’’ Rahip Brunson da serbest bırakılacak ve Af da çıkacak.’’ Hukuku bir tarafa bırakıyorum, Türkiye ve dünya siyasetini yakından izliyorsanız bu ve benzer davaların kaderine ilişkin neredeyse gerçeğe yakın tahminlerde bulunabilirsiniz; çünkü bu ve benzeri davalar hukuki davalar değil, bu davalar tepeden tırnağa siyasi davalardır. 

Benim dikkatimi çeken en önemli gelişme, Rahip Brunson iddianamesini hazırlayan savcının yaklaşık bir ay önce görev yerinin değiştirilmiş olmasıydı. Böylesine önemli bir davada, davanın iddianamesini hazırlayan savcının görev yeri değiştiriliyor. Siz benim yerimde olsaydınız hangi kanaate varırdınız? Benim algıma göre bu, davanın bittiği, rahibin serbest bırakılacağı anlamı taşıyor. Öyle okudum ve okuduğumu da hiç çekinmeden yazdım. 

Duruşma gününün son haftasına girilirken ABD basını Rahip Davasının sonuna gelindiğini yazıyordu. Gazetelerin manşetleri bununla doluydu. Gazetelerin köşe yazarları bir karşılıklı mutabakattan söz ediyorlardı. Dikkatli bir göz bu gelişmeleri atlayamazdı.

Ayrıca hepsinden daha önemlisi giderek ağırlaşan Türkiye-ABD ilişkileri, bu gerilimin bir noktada yerini yumuşamaya bırakması gerektiğini akli olarak kulağıma fısıldıyordu. Çünkü bu gerilim çok ciddi olarak Türkiye-ABD ilişkilerini kopma noktasına sürüklüyordu. Aklı başında olan hiç kimse buna göz yumamazdı. Temmuz ayında başlayan dolar tırmanışı zaten ekonomik dengeleri ciddi biçimde sarsmıştı. Arkasından gelecek olan kimi yaptırımlar her şeyi tepe taklak etmeye yeterdi. 

Sorunlu olan Türkiye-ABD ilişkileri nur topu gibi bir Papaz davası doğurmuştu. Türkiye bu davayı açarak FETÖ elebaşı Gülen’i, ABD nezdinde bir siyasi meseleye dönüştürmek istedi. Bu basitçe “Al Papazı, ver İmamı” takası değildi. 

Türkiye Brunson’un şahsında ABD kamuoyunda bir empati kumarı oynadı. Brunson’nun durumundan hareketle Fettullah Gülen meselesinin, ABD’de bir gündem oluşturacağını umdu. Kamuoyu baskısıyla Gülen’in iadesi daha kolay hale gelir umudu diri tutuldu. Ama anlaşılan o ki bu strateji çöktü. 

Kısacası Türkiye, ABD ile varolan uluslararası sorunlarını, uluslararası ilişkilerin imkanlarıyla çözmek yerine, iç hukukunu da devreye sokarak, ABD ile ilişkileri koparmaya ramak kala oyununu oynadı. Bunun iç siyasete dönük bir getirisinin de olabileceği akılda tutulmalı. Ama rahibi serbest bırakmak, bu getirinin istenilen sonuçlara evrilmediğini de gösteriyor. 

Şimdi bu davanın maliyetine bakalım. İlkin bu dava Türk hukuk sistemine büyük zarar vermiştir. Siyasi bir kararı hukuki yönden meşrulaştırmak için hazırlanan iddianame tam bir fiyaskoydu. Hiçbir sonuç ve delile dayanmayan iddianame acı soslu sosis gibi hazırlayanın damağını yaktı önce. Biraz FETÖ, biraz PKK sosuna bandırılan iddianame bangır bangır “ben suç işliyorum” diye bağırıyordu.

FETÖ ile ilişkilendirme çabası 2013 öncesine dayanıyor. Hatırlayın, 2013 öncesi cemaatle ilişki kurmayanlar bu ülkede dövülüyordu! PKK ile ilişkilendirme ise Kobani hadisesine kadar götürülüyordu. Yine hatırlayın Türkiye devleti 2015’de Kobani’de yaralanan 3 bin insanı kendi hastanelerinde tedavi ediyordu. Benim hafızamda Kürdistan Bölgesel Yönetimi topraklarından yola çıkıp adeta Güneydoğu Anadolu Bölgesini boydan boya geçen Peşmerge konvoyu var. Kobani’nin savunmasına ciddi katkı yapan bu güç, Türkiye’nin izin vermesiyle ancak Kobani savunmasına katılabildi.

15 Temmuz 2016 yılında FETÖ’çü çetelerin bir darbe kalkışması yaptığı doğrudur. Bu darbecilerin Fettullah Gülen’e biat ettikleri de doğrudur. Fettullah Gülen’i ABD’den istemek de hem doğru hem de uluslararası ilişkilerin doğasına da uygundur. Ama bunu bir ABD’li Papazı adeta rehin alarak yapmak doğru değil. Buna iç hukukunu alet etmek doğru değil.

Suriye iç savaşıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkileri bozulmaya yüz tuttu. Aradan geçen 10 yıla rağmen hala bu ilişkiler eski dengesine oturmuş değil. Suriye’deki sorununun çözümüne dönük ihtilaflar belli ölçülerde anlaşılabilir şeylerdir. Ama bu sorunları birer iç sorunmuş gibi siyasete ve hukuka taşımak çok tehlikeli sonuçlar doğurur. 

Her şeye rağmen Rahip Andrew Brunson’un serbest bırakılması olumlu bir gelişmedir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news