Hayatta en sinir olduğum şeylerden biri de, bir konuda tek bir tercih mutlak doğruymuş gibi o formülün herkese dayatılması. “Okumak zorundasın, oku!” ya da “Kadın dediğin eş olur, anne olur, en önemli görevi budur!” gibi ezberler…

Bırakın kadınlar kendi kararlarını kendileri versinler, okumak istiyorsa okur ve çalışır, yok evlenmek, ev hanımı olmak istiyorsa o da makbul tercihtir, bırakın kendisi seçsin.

Emin olun bu iki tercihin birbirinden farkı yok, ne bir kadını eğitim aldı ve çalıştı diye aile birliğine zarar veren varlık olarak tenkit etme hakkınız var, ne de ev hanımı olmayı tercih eden birini “kocasının parasını çatır çatır yiyor” diye yermeye…

Aziz mübarek Ramazan arifesi, kadın-erkek konusu gibi bir konudan bahsetmek istemezdim ama bu konunun da Ramazan ayının faziletleri içinde anılabileceğine kanaat getirdim.

Malum Ramazan ayı, kadınlar, anneler çalışsın çalışmasın mutfaktan çıkamıyor, yemektir, bulaşıktır, iftardır, sahurdur… dur durak yok. Beyler ne yapıyor, iftar, sahur, uyku… Teravihe giden de vardır, hatta normal zamanlarda namaz kılmadığı halde Ramazan ayında namaza başlayan, teravih gibi bir sünneti yerine getiren beyler de var. Allah kabul etsin de, kadınlar da teravih kılmak isteyebilir ama iftardan sahura kadar koşturmaca devam edeceği için vakit bulamayabilir, ya da yorgunluktan heder olabilir, bi zahmet mutfağa doğru birkaç adım atalım beyler, eşinizin ibadet için vakit bulmasına yardımcı olmanız da emin olun sevaptır.

Neyse asıl meseleye dönecek olursak, hayatta tüm rollerin öğretildiğine inananlardanım. Yani genel olarak babanın çalışması, annenin kahvaltı hazırlaması gibi roller bize öğretildiği için böyle. Yoksa tamamıyla fıtrattan değil… Bize bunları kim öğretiyor ailemiz, onlara kim öğretti aileleri…

Bir gecede kalkıp tüm rollerimizi değiştirmemiz mümkün değil ancak bu rollerin de dinin emriymiş gibi dayatılması makul değil. Uzun süredir dikkatimi çekiyor, kaç tane (artık pek kalmadı ya) hoca varsa hemen hemen hepsi kadının okumaması, çalışmaması, anne olması, eş olmasından bahsediyor.

Kusura bakmayın böyle hocalık olmaz, niye olmaz biliyor musunuz? Çünkü kendi dönemindeki gerçeklerden bu kadar kopuk yaşayarak, bu kadar gerçek uzaktan davetler yaparak topluma ulaşamazsınız. Anlatabiliyor muyum? Herkesin elinde akıllı telefonlar, her ilde açılan üniversiteler, uzaktan eğitimler, dünyanın en ücra köşesine ulaşılabilen bir çağda, kadınların çalışmak istediği bir çağda oldukça farazi bir şekilde “okumayın, kariyer yapmayın, en önemli rolünüz annelik ve eş olmaktır” dediğinizde sizi kusura bakmayın ama kimse dikkate almaz. Hoca dediğiniz, alim dediğiniz tavsiye, fetva verirken dönemin şartlarından bağımsız konuşmaz, konuşur da kimse dinlemez, kimse dinlemeyecekse niye bu zahmet?

Diğer yönden, aileyi, kadını mı kurtarmak istiyorsunuz? O halde topluma dönün bakın, toplumda ve hatta dünyada kadın cinayetleri almış başını gidiyor, hepsinin katili kocası, bu cinayetleri duyan genç kızlar evlenmek istemiyor, evlense de “eşinin eline, insafına mahkum bırakılmamak” için bir mesleği olsun, çalışabilsin istiyor. Farkında mısınız?

Hoca olmak, alim olmak sadece fıkhı, sünneti bilmek değildir, yaşadığı toplumun sorunlarını görmeyi de gerektirir. Ve bu sorunlar, tüm sorumluluk kadının üzerine bırakılarak çözülmez. Kadınlara binlerce, erkeklere birkaç kez verdiğiniz telkinlerde itidalli olun, erkeklere de aynı telkini verin; kadının kazancına tamah etmemeyi, kadın kendisini istemiyorsa onu rahat bırakmasını, kadını evdeki kölesi gibi görmemesini, kadınların onların üzerinde hakkı olduğunu, onurunu incitmenin kul hakkı olduğunu, karısına el kaldırmamasını ve öldürmemesini, bir cana kıyanın tüm insanlara kıymış gibi olacağını, merhametli olmayı, Rasulullah (SAV)’in güzel ahlakı içindeki nezaketi, merhameti anlatın. Yuvaları kurtarmak istiyorsanız, ki boşanmaların çokça arttığı bu dönemde, hayır telkinini sadece kadınlara yaparak bir şey elde edemezsiniz, her iki tarafa da hakkı söylemek zorundasınız, bu çağın genç kızlarına ulaşmak istiyorsanız tabi, yok ben “erkek” olmanın keyfini sürmek için vaaz veriyorum diyorsanız, orada telkine ihtiyacı olan sizsiniz demektir.

“Oku kızım, oku da kocanın eline bakma!” ifadesi bana değil, Türkiyeli, Müslüman annelere ait, bu annelerin nasıl fedakar kadınlar olduğunu hepimiz biliyoruz, peki bu kadınlar bu ezberi niye belledi hiç düşündünüz mü? Annelerimiz, bu kadınlar, bu çağın “havalı, heyecanlı, toy” kızlarından değiller, tamamıyla sizlerin “anne ol, eş ol” tavsiyesine uyan kadınlar ama demek ki neler yaşadılarsa, “oku kızım, kocanın eline bakma” telkinini tercih etmişler, üstelik bunu bir kuşak geriden gelirken söylemişler… belki zamanında da ailenin tüm yükünü kadınların omzuna yükleyen telkinler nedeniyle, erkekleri hakka davet etmeye gerek duymama nedeniyle bu kadınlar, bu noktaya geldi, ne dersiniz?

Bir şeyi birçok kez deneyip farklı sonuçlar beklemek büyük hatadır. Ezber, erkek egemen bir akılla “kızım, eş ol, anne ol, başka da bir şey olma” telkininizin daha önce sağlıklı sonuçları olmadığı ortada, bugün denediğinizde de olmayacağı ortada, üstelik bunu “dinin farz emriymiş” gibi paylaşmanız da kısmen hakkaniyetli olmaktan uzak, ayrıca gerçeklerden oldukça kopuksunuz, duyan yok, işiten yok… söz söyleyecekseniz hakkaniyetle; kadına, erkeğe, çocuğa, anneye, babaya söyleyin, herkes duysun… bir de ayağınızın birini Kuran’a ve sünnete dayayın ama öteki boşta gezmesin, az başınızı kaldırıp dünyada neler oluyor diye bir bakın, 20 yaşındaki insanların dertlerini dinleyin, dertlerine çare olun, ezberi konuşmayı artık bırakın…

Vesile ile şimdiden herkese hayırlı, bereketli, huzurlu, maneviyatı zengin bir Ramazan ayı dilerim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hamza Mert 2019-05-07 19:47:35

sayın yazar din 'kadınlara kocalarına itaati' emrediyor,saliha akdın tarifi yapılırken itaat eden kadını işaret ediyor,din eleştiriden munezzeh olunca bunlar naalesef görülemiyor

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news