Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu,  Milli Savunma Bakanı Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rus mevkidaşlarıyla başkent Moskova’daki Rusya Savunma Bakanlığı’nda bir araya geldi.

Trump’un ‘’ biz Suriye’den çekiliyoruz’’ açıklamasını ABD’ nin yeni politik kararı olarak ciddiye aldığımızda geriye kalan reel politik miras’ın Astana mutabakatı olduğu gayet açıktır. Eğer ABD sözünde durur ve gerçek mana da Suriye sahasında çekilirse, Suriye’nin siyasi geleceğine karar verecek olan irade olarak, Astana oyun kurucuları kalır. Bir diğer değişle Suriye’nin ne olacağına karar verecek olanlardan ABD ‘’ben bu oyunda yokum’’ dediğine göre, orta da bağlayıcı irade ve hukuk olarak sadece Astana süreci ve onun siyasi hukuku kalır.

Toplantı öncesinde konuşan Çavuşoğlu, Türkiye, Rusya ve İran arasında Astana formatında Suriye konusunda yakın iş birliğinin yürütüldüğünü belirterek, “Bu sayede siyasi sürece dahil birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettik.” dedi. Siyasi sürece dahil olan alanda hangi önemli ilerlemeler kaydedilmiş olabilir? Eğer Astana mutabakatı ve bu mutabakatın siyasi hedefleri katılımcı her üç devleti de bağlıyorsa, o zaman tek başına hiçbir devlet önemli ilerlemeler kaydedemez.

Suriye’deki son gelişmeleri değerlendirmek üzere Rusya’ya geldiklerine işaret eden Çavuşoğlu,“Bundan sonra da Rus ortaklarımızla Suriye’de neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Rusya ile ilişkilerimize bölgesel konularda çok önem verdiği için bizi gönderdi.” diye konuştu.

Astana sürecinde Türkiye’yi daha da önemli kılan olgu aslında ABD’nin Suriye’deki varlığıydı. Türkiye’yi Rusya ve İran nezdinde değerli kılan da Türkiye’nin ABD ile var olan stratejik işbirliği ortaklığıydı. Daha somut bir ifade ile hem Rusya hem de İran Türkiye’yi ABD bir paratoner olarak kullanma siyaseti izliyordu. ABD Suriye’den çekildiğine göre, Türkiye’nin Suriye’de oynayabileceği rol daralmış ve manevra alanı Astana süreci hedefleriyle sınırlanmıştır.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ise “İdlib’in yanı sıra İstanbul’da vardığımız anlaşmanın uygulanmasını değerlendireceğiz. Ayrıca ABD’nin Suriye’den çekilmesini ve Fırat’ın doğusundaki son gelişmeleri de ele alacağız.” ifadelerini kullandı.

Rusya ve İran’ın Suriye’de öngördükleri siyasi gelecek, Esad yönetiminin yeniden yapılandırılması amacına dönük olduğu biliniyor. ABD engelinin ortadan kalması durumunda bu siyasi yeniden yapılandırma çabalarının hızlanacağı da aşikar. Dolayısıyla Membiç dahil Fırat’ın doğusu ve diğer bütün gelişmeler bu plan ekseninde ele alınacaktır.

Açıkça söylemekte fayda var, Astana süreci ve mutabakatı yalnız başına hiç kimseye, hiçbir katılımcı devlete hareket etme özgürlüğü tanımıyor. Kaldı ki Suriye sahasında, ABD tehdit ve tehlikesinde kurtulmuş olan Rusya ve İran, bu elverişli durumu yeniden çatışmalı duruma dönüştürmemek için azami gayret göstereceklerdir.

Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna dönük operasyon niyetine ne Rusya ne İran evet demeyecektir. ABD ‘nin yokluğu yeni bir siyasi konjonktür oluşturmuştur. Bu konjonktür de Türkiye’nin askeri hareketliliği kabul görmeyecektir. Askeri çözümlerde daha çok siyasi çözümlerin itibar göreceği yeni bir siyasi evreye girildiğine inanıyorum. Türkiye çok ısrarlı olursa tıpkı 2011 de olduğu gibi, PYD ve YPG bir günde Kuzey Suriye’yi Esad rejimine teslim edecektir.

Hatırlayın 2011 de bir gece İran aklı Kuzey Suriye’yi PYD/YPG ye teslim etmişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sponsor Bağlantı

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news