'Klasik Türk Edebiyatı, milli kültürün kozmik odasıdır'

Arel Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan, Klasik Türk Edebiyatının milli kültürün kozmik odası olduğunu belirtti.

'Klasik Türk Edebiyatı, milli kültürün kozmik odasıdır'

Arel Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan, Klasik Türk Edebiyatının milli kültürün kozmik odası olduğunu belirtti.

13 Şubat 2019 Çarşamba 15:07
'Klasik Türk Edebiyatı, milli kültürün kozmik odasıdır'

İSTANBUL - EKREM KAFTAN/SEFA MUTLU

Arel Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan, "Klasik Türk Edebiyatı, milli kültürün kozmik odasıdır. Edebiyat, milletlere ait sosyal hayat bilgisinin, kültürlerin ve medeniyet değerlerinin sözün gücü ile ölümsüzleştirilmiş estetik kayıtlarıdır." dedi.

muhabirnin sorularını cevaplayan Doğan, Türk şiirinin bin yıl içinde yetiştirdiği 91 şairin 265 şiirine ve açıklamalara yer verdiği Şiiristan isimli eseri vesilesiyle, Klasik Türk Edebiyatı ve Klasik Türk Şiirinin anlam dünyası ve kültürdeki önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Klasik Türk Edebiyatının milli kültür için önemine işaret eden Doğan, "Klasik Türk Edebiyatı, milli kültürün kozmik odasıdır. Edebiyat, milletlere ait sosyal hayat bilgisinin, kültürlerin ve medeniyet değerlerinin sözün gücü ile ölümsüzleştirilmiş estetik kayıtlarıdır. Bu husus dünyanın bütün edebi gelenekleri için söz konusudur. Ancak söz varlığı, temel kaynakları ve dünya görüşü ile 200 yıllık felaketli bir kopuş yaşadığımız Klasik Türk edebiyatı için bu bakış açısı çok daha ileri bir anlam ifade eder." diye konuştu.

Doğan, söz konusu "kopuş"a dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Bu durum, bizi kadim medeniyet şehrimizin sokaklarına, evlerine, mescitlerine, havasına, suyuna ve rüzgarına biganeleştirmiş ve bize bu toprakları, bu tarihi emanet eden ecdadın ruhuna yabancılaştırmıştır. İşte bizi bu büyük kopuştan, bu trajik savrulmadan kurtararak kadim medeniyetimizin şehri ve ecdadın büyük ruhu ile empati kurduracak tek vasıta, klasik edebiyatımızın metinleridir. Bu sebeple, diyoruz ki; din ve tasavvuf; mitoloji, tarih ve gündelik hayatın yansımaları, bilim-felsefe ve estetik değerler sistemi kaynaklarından beslenen, Avrupa'nın içlerinden başlayıp Çin Seddi'ne kadar uzanan milyonlarca kilometrekarelik bir kültür, dil, din, mezhep, meşrep ve etnik unsurlar coğrafyasının binlerce yıllık perspektifte oluşmuş değerlerinin kristal aynası olan Klasik Türk Edebiyatı ve özellikle divan şiiri, bizim kültürümüz ve hatta milli varlığımız için tam bir kozmik oda değerini taşımaktadır."

Bin yıllık Türk Edebiyatının bugünün nesillerine verdiği temel mesaja da vurgu yapan Doğan, hayatı, zamanı, mekanı, nefsini ve Rabb'ini doğru bir şekilde algılamak, bu şerefli milletin gören gözü, işiten kulağı ve düşünen beyni olmak isteyenlerin, Türk Edebiyatının anahtarını ele geçirmesi gerektiğini söyledi.

Doğan, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Sana hayat verecek, seni yine insanlığın önderi, adaletin bayraktarı ve mazlum insanlığın sığınağı yapacak bu ölümsüz değerlerin bütün kudreti ile muhafaza edildiği estetik kayıtlar ile irtibat kurmalısın. Bu milletin münevveri olmanın bundan başka bir çaresi yoktur. Derinliği oluşturan şey, artık bir dünya imparatorluğu vüs'atine ulaşmış devlet-i ebed-müddetimizin manevi ve siyasi mirasına yabancılaştık ve onun ifade vasıtası olan dünya dilini hayatımızdan ve idrakimizden tekme tokat uzaklaştırdık. Dildeki bu fukaralık ve dünya görüşündeki bu ufuksuzlukla o derinliği bu güne ve geleceğe nasıl taşıyabiliriz ki?"

Türkçe'nin bin yıllık zenginliğini aksettiren şiire ve edebiyata rağmen, Türkçe'nin duygu, düşünce ve ifadede gerilediğini sözlerine ekleyen Doğan, sorunu bir ağacın kökünün kurutulmasına benzetti.

Doğan, bir kültür hadisesi olan edebiyatta eskilik (kıdem) ve devamlılığın önemli bir varlık meselesi olduğunu anlatarak, kültürel kökleri ile irtibatı kalmayan bir şiir geleneğinin kalıcılığından bahsedilemeyeceğini belirtti.

Bugün çağdaş anlamda şiir, roman, tiyatro veya diğer edebi sahalarda eser veren sanatkarların binlerce yıllık kültürel zenginliği aksettiren şiire ve edebiyata yabancı kaldığını dile getiren Doğan, bu nedenle dilde, duyguda, düşünce ve ifadede gerilemeden başka bir kaderin beklenemeyeceğini aktardı.

Eğitim sisteminin, Klasik Türk Edebiyatını öğretme ihtiyacı hissetmediğini ifade eden Doğan, bunun milli bir eğitim sisteminin oluşmamasından kaynaklandığını söyledi.

Doğan, Klasik Türk Şiiri şairlerinin de bugünkülerden farklı olarak dillerinin daha kudretli, yüreklerinin daha büyük, idraklerinin ise daha kuşatıcı olduğunu kaydetti.

Son Güncelleme: 13.02.2019 15:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news