Kişilerle kişiler, kişi ile toplum, toplumla devlet ve devletle devlet arasında konu olabilecek her türlü çağdaş ilişkinin günümüz koşullarında bir hukuksal işlem ya da eylem niteliği kazandığına hükmetmek artık bilimin gereğidir. Ayrıca bu durum bir hukuk devleti olmanın da gereğidir.

Birimler arasında sürdürülen her türlü ilişkinin bu hukuksallığı, tarafların söz konusu ilişkiden doğacak hak ve ödevlerinin, yetki, görev ve sorumluluklarının belirlenmesini ve güvenceye alınmasını sağlayacak bir “akit” in düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır. Anayasalara bile bu bakımdan toplumsal sözleşme denilmesi hiç de keyfi değildir.

Özellikle, bireyin, devletle eşit ve aynı haklara sahip uluslararası hukuk kişisi değeri ve vasfını kazandıran AİHS’ nin getirdiği düzen içinde, devletten bireye kadar, birimler arası toplumsal ilişkilerin tümü “Sözleşme akdinin” nitelik ve boyutuna göre, ulusal ve uluslararası platformlarda mer’î hukuk düzeni ve normlarına uygun olarak yorumlanıp düzenlenerek karara bağlanması bir zorunluluk olmuştur.

Litteratürde; bağıt, akit, mukavele, kontrat gibi karşılıkları da bulunan Sözleşme kavramı, bir şeyi birine verme hususunda söz vermek, vaad de bulunmak anlamına gelen Sözlemek fiilinde türetilmiştir. Genel olarak sözleşme, birden çok kişinin birbirine karşı haklar kazanıp bir yükümlülük altına girmek için yaptıkları anlaşma diye tanımlanabilir. Sözleşme aynı zamanda, böyle bir anlaşmanın geçerliliğini kanıtlayan resmi ya da gayrı resmi belge, mukavelename, kontrat nüshası anlamlarında da kullanılır.

Genel insani kural olarak ve bütün ahlak yükümlülükleri bakımından kişi bir sözleşmenin altına imza atmışsa, o sözleşmenin bütün gereklerine uymak zorundadır. Sözleşmeden doğan kimi sonuçları kabul etmemek ve bu sonuçların yükümlülüklerinde kaçınmak veya imtina etmek, her şeyi başı sonu belli olmayan bir belirsizlikler sürecine havale etmek demektir. Bu durumun doğuracağı ağır sonuçlar, her zaman sözleşmelerden doğan gerekleri yerine getirmekten daha büyük bir maliyete neden olmuştur.

Açıkça söylemek gerekir ki; bir sözleşmenin gereklerini yerine getirmek güvenilir olmanın biricik koşudur. İnsanlar başka türlü nasıl birbirlerine güven duyabileceklerini bilemezler. Bütün insanlık pratiği güveni, sözünde durmak ya da sözleşmenin, sözleşilmiş olanının arkasında kapı gibi durmak olarak tarif eder.

Altında imzası olan bir uluslararası sözleşmenin arkasında durmayan, bu sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyen bir irade, ulusal düzeyde, toplumsal mutabakat manasında imzalanmış hiçbir sözleşmeye de uyma gereği duymaz. Aynı iradenin farklı konularda daha tutarlı davranacağından nasıl emin olabileceğiz.

Seçilmiş ulusal iradenin uluslararası saygınlığı, altına imza attığı sözleşmelere sadık kalmasıyla ölçülür. Bunun başka kriteri yoktur. Bir zamanlar belirli bir ihtiyaçtan ötürü altına imza attığınız bir sözleşmeyi yok hükmünde sayamazsınız. Bu etik değil, ahlaki değil ve hiçbir hukuk kaidesiyle de açıklanamaz.

Anayasanın 90. maddesine göre, uluslararası sözleşmeler iç hukuktan üstündür. Bu hüküm anayasa da açıkça yazılıdır. Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi de altına imza attığımız bir uluslararası sözleşmedir. Bu iki temel ve bağlayıcı metne rağmen, başka bir yol izlemek ya da başka yollara tenezzül etmek her şeyden önce güven ve itibarı zedeler.

Mesele kişi ya da kurumlar değildir. Mesele bütünüyle hukuka uymak ya da uymamak meselesidir. Eğer biz bir hukuk devletiysek o zaman yapılacak olan şey bellidir. Hukukun üstünlüğüne inanmak bunu vaaz eder. Üstünlerin hukuku değilde gerçek manada hukukun üstünlüğüne iman etmişsek o zaman acı ilacı içmek zorundayız.

Çünkü hukuk, niyetlerimize göre ya da siyasal ihtiyaçlarımıza göre eğip bükeceğimiz, şekil vereceğimiz ya da olmadı onu yeniden tanımlayacağımız, omurgasız bir vasıta değildir. Bu çok tehlikeli bir zihniyettir ayrıca da.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news