Murat Bardakçı: Belgeleri ilk defa yayınlıyorum, tek parti döneminde mum yakmak bile yasaktı

Murat Bardakçı, "Tek Parti zamanında yasak olan sadece Türkçe ezan değildi; hem Müslümanlar, hem de diğer dinlerin mensupları çok sıkı takip altındaydı!" başlığıyla yayımlanan yazısında "CHP'nin Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ezanın Türkçe okunmasını isteyince kıyamet koptu" ifadesini kullandı.

Murat Bardakçı: Belgeleri ilk defa yayınlıyorum, tek parti döneminde mum yakmak bile yasaktı

Murat Bardakçı, "Tek Parti zamanında yasak olan sadece Türkçe ezan değildi; hem Müslümanlar, hem de diğer dinlerin mensupları çok sıkı takip altındaydı!" başlığıyla yayımlanan yazısında "CHP'nin Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ezanın Türkçe okunmasını isteyince kıyamet koptu" ifadesini kullandı.

12 Kasım 2018 Pazartesi 16:52
Murat Bardakçı: Belgeleri ilk defa yayınlıyorum, tek parti döneminde mum yakmak bile yasaktı

Habertürk yazarı Murat Bardakçı, ilk defa yayınladığını vurguladığı belgelerden pasajları okurlarına aktardı. Bardakçı, tek parti döneminde mum yakmanın bile yasak olduğunu söyledi.

Murat Bardakçı, "Tek Parti zamanında yasak olan sadece Türkçe ezan değildi; hem Müslümanlar, hem de diğer dinlerin mensupları çok sıkı takip altındaydı!" başlığıyla yayımlanan yazısında "CHP'nin Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ezanın Türkçe okunmasını isteyince kıyamet koptu" ifadesini kullandı.

"Bugün burada ezanın Arapça okunmasının yasak olduğu senelerden kalma bazı belgelere yer veriyorum… Ankara'da, Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nde bulunan bu belgeler, ilk defa burada yayınlanıyorlar" diyen Bardakçı, şöyle devam etti:

— Yine burada devletin 1930'lu ve 40'lı senelerde uyguladığı dinî alandaki yasakların Arapça ezan okuma ve kamet getirme ile sınırlı kalmadığını, izinsiz dinî eğitimin şiddetli şekilde takip edildiğini, Alevî vatandaşların âyin yapmalarının da suç sayıldığını, hattâ diğer dinlerin mensuplarının bile bazı yasaklamalarla karşı karşıya bulunduklarını gösteren daha başka belgeler de yeralıyor…

— Devletin o senelerdeki din politikasının temeli sadece Müslümanlar'ı değil, Türkiye'de mevcut diğer dinleri de kontrol altında tutmaya dayanıyordu! Meselâ, Türk vatandaşı olan Yahudiler'in de izinsiz dinî eğitim vermeleri yasaklanmış ve çocuklarına İbranice okutan Yahudi vatandaşlar mahkemeye sevkedilmişler, hattâ bu ailelerin evde Fransızca öğretmeleri bile suç olarak görülmüştü! Kontroller ve yasaklamalar bu kadarla da sınırlı kalmamış, Türkiye'de yaşayan ama Türk vatandaşı olmayan papazlar bile takip edilmiş, meselâ Edirne'deki İtalyan Konsolosluğu'nda görevli bir papaz ile din dersi verdiği çocukların gizlice fotoğrafları çekilmiş ve İçişleri Bakanlığı bütün bu takibatın neticesinden Cumhurbaşkanlığı'nı da haberdar etmişti!

​— Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nde mevcut böyle dosyalar dolusu belgenin yanısıra Cumhurbaşkanlığı'na her ay sunulmuş "dirlik ve düzenlik raporları" da bulunuyor ve illere göre ayrı ayrı düzenlenen bu raporlarda yeralan hadiselerin ekseriyetini "Arapça ezan", "Arapça kamet", "çocuklara Kur'an okumayı öğretmek", "âyin yapmak" gibi "suçlar" teşkil ediyor. Hattâ, halkın evliya türbesi kabul ettiği mekânlara mum dikmesi bile suç olarak görülüyor ve mum yakarken yakalananlar da adliyeye sevkediliyorlar.

Sputnik Türkiye

Son Güncelleme: 12.11.2018 16:58
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news