AB-Türkiye ilişkileri kopuyor mu?

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri Türkiye ile ilgili yazdığı taslak raporu açıkladı. Raporda Kati Piri, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin resmi olarak askıya alınmasını talep etmeye hazırlanıyor.

AB-Türkiye ilişkileri kopuyor mu?

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri Türkiye ile ilgili yazdığı taslak raporu açıkladı. Raporda Kati Piri, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin resmi olarak askıya alınmasını talep etmeye hazırlanıyor.

14 Kasım 2018 Çarşamba 16:03
AB-Türkiye ilişkileri kopuyor mu?

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri Türkiye ile ilgili yazdığı taslak raporu açıkladı. Raporda Kati Piri, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin resmi olarak askıya alınmasını talep etmeye hazırlanıyor.

Türkiye'nin son yıllarda insan hakları ihlalleri konusunda büyük ölçüde demokratik anlamda gerilediği belirtilen raporda, 28 AB ülkesini temsil eden Avrupa Birliği Konseyi'nin insan hakları ile ilgili müzakere fasıllarını Avrupa Parlamentosu'nun ısrarına rağmen açmaması nedeniyle kısmen bu durumdan sorumlu olduğu ifadeleri yer alıyor.

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye'ye bir ziyaret gerçekleştiren Kati Piri raporda Türk halkına kapıları kapatmak istemediklerini belirterek “Demokratik ve ekonomik açıdan istikrarlı bir Türkiye, Avrupa Birliği'nin çıkarınadır." ifadelerini kullandı. Ayrıca "Gümrük Birliği modernizasyonu" ve "Vize Muafiyeti" konularının Avrupa Birliği'nin gündemine alınması gerektiğini vurgulayarak böylece "Türk halkının izole edilmediği işareti verilmeli" dedi. Raporda Ankara'nın da bu doğrultuda demokratik anlamda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiği belirtildi.

Piri'nin Türkiye ile ilgili gözlemlerini ve görüşlerini kaleme aldığı taslak rapor önümüzdeki Şubat veya Mart ayında Strasbourg'da bununan Avrupa Parlamentosu'nda oylamaya sunulacak. Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'ye yönelik duruşunu belirlemesini sağlayacak olan raporda büyük ölçüde değişiklik yapılması beklenmiyor. Avrupa Parlamentosu'nun oylayacağı rapor kurumun tutumunu belirlemesi sağlıyor ancak herhangi bağlayıcılığı bulunmuyor. Avrupa Parlamentosu 28 ülkeyi temsil eden Avrupa Birliği Konseyi ve Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'ye yönelik yumuşak tutumlarından şikayetçi.

'Türkiye kırmızı çizgiyi aştı'

Kati Piri'nin kaleme aldığı taslak raporda "Türkiye'de cumhurbaşkanının yetkilerinin had safhaya ulaşması, hayata geçirilen anayasa değişikliği ile birlikte bakanları atayabilmesi veya görevden alabilmesi, bu yetkilerin meşru hale getirilmesi Avrupa Parlamentosu için kırmızı çizginin aşıldığı anlamına geliyor." ifadeleri yer aldı.

Avrupa Parlamentosu son raporunda anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi halinde müzakerelerin resmi olarak askıya alınmasını talep edeceğini ifade etmişti.

'AB-Türkiye ilişkileri kredibilitesini yitirdi'

Kati Piri, "Türkiye'nin AB üyeliğini hedefleyen müzakerelerin sürdürülmesi, mevcut koşullar altında tüm inanırlığını yitirdi. Yeni kurulan ve gerekli demokratik kontrol ve dengelerden yoksun başkanlık sisteminin açık bir şekilde otokratik niteliği taşıdığını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Gazeteciler, politikacılar ve insan hakları savunucuları hapiste bulunurken hukukun üstünlüğünün daha da gerilemesini göz ardı etmek mümkün değil. Darbe girişiminin ardından 150 bin memur yasal prosedür olmaksızın görevlerinden uzaklaştırıldı." dedi.

Taslak raporda, Türkiye’nin Hollanda gibi bazı AB ülkeleri ile ilişkilerinin iyileştiği ancak her şeye rağmen hukuk ilkeleri ihlallerinin gözardı edilemeyeceği belirtildi.

'Avrupa Birliği Konseyi bu durumdan kısmen sorumlu'

Avrupa Birliği Konseyi'ni de olumsuz gelişmelerden kısmen sorumlu tutan Kati Piri, "Avrupa Parlamentosu'nun defalarca talep etmesine rağmen Türkiye ile demokrasi ve hukukun üstünlüğü konusunda ciddi görüşmeler yürütülmedi, bu konu ile ilgili müzakere fasılları açılmadı ve fırsatlar kaçırıldı" ifadelerini kullandı.

Kati Piri sözlerine şöyle devam etti: "Avrupa Birliği Konseyi katılım müzakerelerinin tamamen durduğu gerçeğinin bilincinde olmasına rağmen, kırmızı çizgiyi görmedi. Hem Türkiye hem 28 AB ülkesini temsil eden Avrupa Birliği Konseyi üyelik müzakerelerine sadece teorik anlamda önem veriyor. Çıkmazın her iki tarafın da tercih edilen seçeneği olduğu görülüyor.” dedi.

'Türk halkına kapıları kapatmak istemiyoruz'

Raportör Kati Piri, katılım müzakerelerinin askıya alınmasını önermekle birlikte, Türk halkına kapıları kapatmak istemiyor. Kati Piri: “Demokratik ve ekonomik açıdan istikrarlı bir Türkiye, Avrupa Birliği'nin çıkarınadır. Bu nedenle, Türkiye'nin AB'ye ve değerlerine uymasını sağlamak için tüm araçlar kullanılmalıdır. Gümrük Birliği'nin modernizasyonu demokratik şartlılık için fırsat sağlayacaktır. Bu aynı zamanda Türkiye'nin sınıfta kaldığı iklim değişikliği ve işçi hakları konusunda da somut tartışmaya olanak tanıyacak. Vize muafiyeti, tüm Türk vatandaşları için ve özellikle öğrenciler, iş insanları ve AB ülkelerindeki aile bağları olan insanlar için büyük önem taşıyor. Bu nedenle, Türk hükümetini, Türkiye'nin terörle mücadele mevzuatını Avrupa standartlarına uygun hale getirmek de dahil olmak üzere, 72 kritere uymalı." dedi.

'AB Vize muafiyeti ve Gümrük Birliği modernizasyonunu gündemine almalı'

Raporda "Avrupa Birliği'nin Vize muafiyeti ve Gümrük Birliği'nin modernizasyonunu gündemine alması Türk halkını izole etmek istemediğinin işareti olacak. Ancak Ankara demokratik reformlar doğrultusunda gereken adımları atmak zorunda." ifadeleri yer aldı.

EuroNews

Son Güncelleme: 14.11.2018 16:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news