Şule Çet davası sonuçlandı: Çağatay Aksu ve Berk Akand cinayet ve cinsel saldırıdan 'iyi hâl indirimli' ceza aldı

Ankara'da üniversite öğrencisi Şule Çet'in 29 Mayıs 2018 tarihinde cinsel saldırıya uğradıktan sonra plazanın 20

Şule Çet davası sonuçlandı: Çağatay Aksu ve Berk Akand cinayet ve cinsel saldırıdan 'iyi hâl indirimli' ceza aldı

Ankara'da üniversite öğrencisi Şule Çet'in 29 Mayıs 2018 tarihinde cinsel saldırıya uğradıktan sonra plazanın 20

04 Aralık 2019 Çarşamba 15:35
Şule Çet davası sonuçlandı: Çağatay Aksu ve Berk Akand cinayet ve cinsel saldırıdan 'iyi hâl indirimli' ceza aldı

Ankara'da üniversite öğrencisi Şule Çet'in 29 Mayıs 2018 tarihinde cinsel saldırıya uğradıktan sonra plazanın 20. Katından atılarak öldürülmesiyle ilgili davanın kararı bugün açıklandı. Sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akanda, cinayet ve cinsel saldırı suçlarından ceza aldı.

23 yaşındaki Şule Çet, 29 Mayıs 2018 tarihinde iş vereni Çağatay Aksu ve onun arkadaşı Berk Akand ile buluştuktan sonra cinsel saldırıya uğramış ve kaldıkları plazanın 20. katından atılarak hayatını kaybetmişti.

Davanın bugün görülen karar duruşmasında sanık Çağatay Aksu; cinayet suçundan müebbet hapis, nitelikli cinsel saldırıdan 10 yıl ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan 2 yıl 6 ay olmak üzere toplamda müebbet artı 12 yıl hapis cezası aldı.

Mahkeme, Çağatay Aksu'ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi ancak bu cezaya 'iyi hal' indirimi uygulayarak müebbet hapis cezasına çevirdi. Ayrıca Aksu'nun cinsel saldırı suçundan aldığı cezaya da 'iyi hal indirimi' uygulanarak ceza 12 yıla düşürüldü.

Diğer sanık Berk Akand ise cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay, tecavüze yardımdan 5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan 1 yıl olmak üzere toplamda 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı.

Karar üyeler arasında oy çokluğu ile alındı çünkü mahkeme heyetinden bir üye Aksu'nun sadece cinsel saldırıdan dolayı cezalandırılması gerektiği, Akand'ın ise tüm suçlardan beraat etmesi gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu.

Baba İsmail Çet: Bir kız evladın acısı bitmez

Kararın ardından adliye önünde yapılan basın açıklamasında konuşan baba İsmail Çet, "Hak ettikleri cezayı aldıkları için içimize su serpildi ama bir kız evladın acısı bitmez. Bir baba olarak başka ailelerin bunları yaşamasını istemiyorum, kimse yanmasın" dedi.

Baba Çet ayrıca avukatlarına, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Başkanı Gülsüm Kav'a ve kendisini tüm bu süreçte kendisini yalnız bırakmayan herkese teşekkür etti.

Şule Çet'in ailesinin avukatı Umur Yıldırım ise sanık Çağatay Aksu'nun iyi hal indirimi almış olmasını bir üst mahkemeye taşıyacaklarını ifade etti:

"Bu katiller üç defa serbest bırakıldı. 3 ay boyunca ellerini kollarını sallayarak aramızda gezdiler. Biz bununla savaştık. Kamuoyu, gazeteciler, avukatlar herkes bunun karşısında durdu ve böyle bir karar çıktı."

"Karar yüreğimize bir parça su serpmiş olsa da istediğimiz karar bu değildi. Çünkü müebbet hapis cezası alan Aksu'ya iyi hal indirimi uygulanarak cezası müebbete çevrildi. Bizim için buruk bir sevinç. Bu kararı istinafa taşıyacağız."

Duruşmayı yüzlerce kadın izledi

Şule Çet cinayetinin cezasız kalmamasını talep eden kadınlar, 2 Şubat 2019'da görülen ilk duruşmasından bugün görülen altıncı ve karar duruşmasına kadar bütün duruşmaları büyük bir kalabalıkla takip etti.

Kadınların yanı sıra karar duruşmasını izlemek için gelen milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, avukatlar, hakimler ve hâkim adayları ve gazeteciler salona sığmadı.

İzleyiciler için ana salona ek olarak ikinci bir salon daha hazırlandı ve mahkeme ikinci salondaki televizyonlara yansıtıldı.

Ankara Kadın Platformu, duruşmadan önce adliye önünde yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti:

"Katil Çağatay Aksu'nun, katil Berk Akand'a cezaevi içerisinde yazdığı mektupta "Ya beraber batarız ya beraber çıkarız" sözleri cinayetin iş birliği ile yapıldığının ispatıdır."

"5 duruşmadır parayla rapor hazırlatan avukatlar ve katiller Şule'yi yargılayarak cinayeti, tecavüzü örtmeye çalıştılar. Bugün görülecek duruşmada gerçek adalet yerini bulsun istiyoruz."

Sanık yakınları ve avukatlarının iddiası: "Mahkeme heyeti üzerinde kamuoyu baskısı var"

Hükümlüler ilk duruşmadan bu yana savunmalarında, 'dosyada suçluluklarını ispatlayan bir delil olmadığını ancak mahkeme üzerindeki kamuoyu baskısı olduğu için tutuklandıklarını' iddia etti.

Sanık avukatları daha önce, davanın sosyal medyada Şule Çet ve ailesine destek veren paylaşımların yargılamanın gidişatını olumsuz etkilediğini savunarak duruşmaların kamuoyuna kapalı olmasını talep etmiş ancak bu talep mahkeme heyeti tarafından kabul edilmemişti.

Karar duruşmasında sanıkların, avukatlarının ve yakınlarının bu iddiaları yine devam etti.

Mahkeme salonunda kendilerine ayrılan ilk iki sırada oturan sanık yakınları, Şule Çet'in avukatlarının salonda yarattığı kalabalık yüzünden mahkeme alanını göremedikleri gerekçesiyle direkt mahkeme başkanına seslenerek itiraz etti.

Mahkeme başkanının "Salon kalabalık, yapacak bir şey yok" demesine üzere sanık yakınları 'O zaman biz de duruşmayı ayakta izleriz" diyerek hep birlikte ayağa kalktı, duruşmayı ayakta izledi.

Duruşma başlamadan ve duruşma sırasında sanık yakınları sık sık mağdur avukatlarına ve duruşmayı takip eden gazetecilere sözlü olarak sataştı.

Hükümlü Aksu ve Akand'ın yakınları, kendilerinin yakınlarında oturup duruşmayı izleyen gazetecileri 'yalan haber yapmakla' suçlayarak bu davanın içerisinde 'somut delil' olmamasına rağmen 'gazeteciler yüzünden' çok fazla kamuoyu desteği aldığını iddia etti.

Yakınlar, daha önceki duruşmalarda da davayı izleyen gazetecilere çokça kez sözlü olarak sataşmış ve 'yalan haber yazmakla' suçlamıştı.

Üçüncü duruşmada bir yakın, Şule Çet'in babasına doğru seslenerek "Senin kızının da orada ne işi varmış?" demişti.

Çağatay Aksu: Halk ve sosyal medya baskısı yüzünden tutuklandık

Duruşmada son savunmalarını yapan Çağatay Aksu ve Berk Akand, suçsuz olduklarını yineleyerek beraat talep etti.

Aksu savunmasında, "Ben hala neden yargılandığımı bilmiyorum" dedi:

"Halk ve sosyal medya baskısı yüzünden tutuklanmak zorunda kaldık. Yalan haberlerle halk galeyana getirildi. Buna rağmen hala ben tecavüz ve öldürmekten yargılanıyorum."

"Bu kadar delilsiz bir cinayet ve tecavüz gördünüz mü? Delil varsa beni asın demiştim. Eğer delil bulabiliyorsanız asın. Baktılar dosyalarda delil yok, avukatlar 'Şule iyiydi' diyen psikoloji raporu aldırlar. Medya ve sosyal medya bu işle çok uğraştı."

Çağatay Aksu'nun Avukatı Levent Ekmen ise, Şule Çet'in 'eğer istemiş olsa Aksu ve Akand'ın yanlarından ayrılabileceğini' savundu:

"Ne yazık ki delillerin yok sayıldığı ve mevcut delillerin de zorlama şekilde yorumlandığı bir dosya. Savcı mütalaasında ihtimallerden bahsediyor, ben size on tane başka ihtimal sayarım. Tüm adli tıp ve bilirkişi raporları maktulün cinsel saldırıya uğradığını söyleyemiyor. Adli tıp raporunda maktulde bulunan psa'nın 48 saat öncesine ait bile olabileceği söyleniyor."

"Tek bir delil var o da maktulün arkadaşına gece attığı mesajlar. Maktül eve gitmeden önce sanıkla bir mekânda otururken arkadaşına "Beni salmıyor" diye mesajı atmış. İstese giderdi. Sonra evdeyken çok kez mutfağa gidip geliyor. Mutfağın yeri, çıkış kapısına daha yakın. E kapıdan çıkıp gitseydi?"

Sanık Berk Akand'ın savunması sırasında mahkeme başkanı, "Durum açığa çıktıktan sonra güvenlik görevlisinin üzerine yürümüş ve 'Buradan bir kız geçmedi mi?' demişsin" diye sorunca Akand, "Ben makam koltuğunda oturuyordum, hiç bir şey görmedim ve duymadım" dedi.

Berk Akand'ın avukatının mahkeme heyetine, "Sanıklara sorduğunuz sorulardan, vereceğiniz kararı üç aşağı beş yukarı anladım. O yüzden lafımı esirgemeyeceğim" demesi üzerine mahkeme heyeti arasında gülüşmeler yaşandı.

Avukatın mahkeme heyetine, "Üzerinizdeki kamuoyu baskısı nedeniyle bu çocukları cadı avına teslim edecekseniz bu hukuka uygun olmaz" demesi üzerine sanık yakınları avukatı alkışlayınca salondaki diğer izleyicilerle aralarında kısa süreli gerginlik yaşandı.

Karar sonrası mahkeme salonunda gerginlik

Mahkeme heyeti Çağatay Aksu'nun müebbet hapis artı 12 yıl 6 ay, Berk Akand'ın ise 18 yıl 9 ay hapis cezası almasına hükmettikten sonra sanık yakınları mahkeme heyetine tepki gösterdi.

Salonun güvenliğini sağlamak üzere orada bulunan kolluk güçleri sanık yakınlarını uzun süre salondan çıkaramadı.

Yakınlar mahkeme başkanına seslenerek, "O gerekçeli karara nasıl imza atacaksın" diye bağırdı.

Güvenlik güçleri tarafından mahkeme salonundan çıkarılmak istenen yakınlardan biri, Şule Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım'a ismiyle seslenerek, bir takım tehditler savurdu.

BBC Türkçe'ye konuşan Yıldırım bu konuyla ilgili olarak, "Küfür, hakaret ve tehdit ettiler, acılarına veriyorum ancak SEGBİS kayıtlarına geçti, bununla ilgili olarak da suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

Duruşma başlamadan önce gazetecilere sözlü olarak sataşan bir sanık yakını, karar sonrası sinir kiriz geçirerek etrafındakiler tarafından sakinleştirildi.

Önceki duruşmalarda ne olmuştu?

Savunma makamı Şule Çet'in psikolojisinin bozuk olduğunu, ailesinden para alamadığını ve maddi sıkıntılar yaşadığını, annesini erken yaşta kaybettiği için ruhsal sorunları olduğunu ve son olarak o dönemki sevgilisiyle arasında problem olduğu için 29 Mayıs 2018'de, Çağatay Aksu ve Berk Akand ile yan yana olduğu bir plaza dairesinden atlayarak intihar ettiğini iddia etmişti.

Bilirkişi raporunu hazırlayan Prof. Dr. Çağlar Özdemir tanık olarak ifade verdiği dördüncü duruşmada, "Şule Çet'in balıklama atlaması için zıplaması ve ellerini cama koyması gerekir. Fakat pencerelerde parmak izi yok. Sehpada ayak izi yok. Şule Çet'in oraya çıkıp atlaması şüpheli" demişti.

Bilirkişi raporunda, "Maktulün intihar edebileceği konusunda dosyada bir bilgi veya gözlemin olmadığı" tespiti yer almış ve Çet'in sosyal çevresinin de incelendiği ve Çet'in intihara meyilli olduğuna ilişkin bir tespit olmadığı vurgulanmıştı:

"Düşme olayının gerçekleştiği iddia edilen odada cam ve sehpa arasındaki mesafe ölçülmemiş. Fakat bu, olayın meydana gelişi hakkında sanık ifadelerinin değerlendirilmesi açısından çok önemli. Olay yeri canlandırma tekniği ile sehpayı orijinal yerine yerleştirdik ve aradaki mesafede bir kişinin cam ve sehpa arasına giremeyeceğini değerlendirdik."

Çet ailesinin avukatlarından Avukat Ferhat Gebeş de "Karşı taraf (plazadan aşağı) atladığını, biz ise atıldığını düşünüyoruz. Dosyaya giren raporlar intihar olmadığını ortaya koyuyor. Biz bilimsel verilerle konuşuyoruz. Psikolojisinin bozuk olduğunu iddia ediyorlardı, raporda psikolojisinin bozuk olmadığı ortaya çıktı" demişti.

Şule Çet davası için bilirkişi raporunu hazırlayan Çağlar Özdemir: Ayakkabıları daha sonra camdan atılmış Şule Çet davasının ilk duruşmasında neler yaşandı?

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Emlak Fiyatları
İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news