İstanbul seçimi: Sizin sorularınızla seçim hakkında merak edilenler

23 Haziran'da düzenlenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçimiyle ilişkili olarak sizden gelen sorulara bu sayfada yanıt verdik

İstanbul seçimi: Sizin sorularınızla seçim hakkında merak edilenler

23 Haziran'da düzenlenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçimiyle ilişkili olarak sizden gelen sorulara bu sayfada yanıt verdik

13 Haziran 2019 Perşembe 01:01
İstanbul seçimi: Sizin sorularınızla seçim hakkında merak edilenler

23 Haziran'da düzenlenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçimiyle ilişkili olarak sizden gelen sorulara bu sayfada yanıt verdik. Sizden yaklaşık 100 kadar soru aldık, ilginiz ve katkınız için çok teşekkür ederiz.

Sorularınızın kimilerine bu sayfada, kimilerine ise önümüzdeki günlerde BBC Türkçe'de yayımlanacak haberlerde yanıt vermeye çalışacağız.

Bazı okuyucularımız isminin gizli kalmasını istediği için kimi soruları gönderen kişinin kimliğini belirtmeden vereceğiz.

Sorular ve yanıtlarla ilişkili yorumlarınızı sosyal medya hesaplarımıza iletebilirsiniz.

Seçimin iptali gerçek sebeplere dayanıyor mu? YSK'nın aldığı karar yasal mıydı?

(Okuyucumuz Emin'in sorusu)

Yüksek Seçim Kurulu, açıkladığı gerekçeli kararında, seçimin iptali için "seçim sonuçlarına müessir (etkileyici)" olay ve hal olarak, "Sandık kurulu başkan ve üyelerinin kamu görevlisi olması zorunluluğuna uyulmaması"nı gösterdi.

YSK kararında ayrıca 108 sandıkta oy sayım cetvellerindeki usulsüzlük ve 706 kısıtlı/ölü/zihinsel özürlü seçmenin oy kullanmasını, tek başına seçim sonucuna müessir olmamakla birlikte, sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı biçimde belirlenmesi ile birlikte değerlendirildiğinde, seçimin güvenilirliğini ortadan kaldıran, "seçim güvenliğini zedeleyici" unsurlar olarak nitelendirip iptale gerekçe yaptı.

YSK'nın aldığı bu kararın yasal olup olmadığına dair muhtelif görüşler mevcut.

Başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere kimi analistler, hukukçular ve gazeteciler YSK'nın kararının özellikle içtihatlarına aykırı bir karar olması dolayısıyla yasal olmadığı görüşünde.

Aynı zamanda karara YSK Başkanı Sadi Güven ile üyeler Cengiz Topaktaş, Kürşat Hamurcu ve Yunus Aykın da muhalefet şerhi koydu.

Muhalif üyeler, sandık kurulu oluşumundan seçmenin sorumlu tutulamayacağına, söz konusu sandıkların başında AK Parti'li üyelerin de bulunduğuna dikkat çekti; sayım döküm cetvellerindeki usulsüzlük ve kısıtlı seçmen sayısının seçim sonucunu değiştirmeyeceğini düşündükleri için karara muhalif kaldıklarını bildirdiler.

YSK gerekçeli karar: İstanbul seçimi iptalinin gerekçeleri ve muhaliflerin şerhi ne?

Seçimlerin tekrarına sebebiyet veren usul hatalarının sorumluları kim? Nasıl ve ceza alacaklar?

(Yasin Ölmez'in sorusu)

Bu konuyla ilişkili olarak soruşturma halen sürdüğü için henüz kimin nasıl bir ceza alacağı belli değil.

YSK, kanuna aykırı sandık kurulu görevlendirmelerini yapan ilçe seçim kurulu başkan ve üyeleri ile seçim müdürleri ve diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi; ardından ilçe seçim kurulu başkanı hakimlerle birlikte suça iştirak eden diğer sorumluların da soruşturma ve kovuşturmalarının Hakimler ve Savcılar Kurulunca yapılması gerektiği belirtildi.

YSK, İstanbul'a bağlı seçim müdürlüklerinde görev yapan seçim müdürleri ve diğer sorumlular hakkında ise disiplin soruşturması başlattı; 13 seçim müdürü başka illere görevlendirildi.

'Sandık kurullarını yasaya aykırı oluşturdukları iddiasıyla soruşturma geçiren ilçe seçim kurulu başkanları ve seçim müdürlerinin yenilenecek seçimde görevlerine devam etmesinin hukuki dayanağı nedir?'

(Yasin Tekik'in sorusu)

YSK, son açıklamasında 13 seçim müdürünün başka illerde görevlendirildiğini açıklasa da hakkında soruşturma açılan kaç kişinin 23 Haziran'da da görev alacağı net değil.

Şişli İlçe Seçim Müdürü Hatice Çelebi'nin 30 Mayıs'ta gönderdiği ve "Soruşturma geçiren ilçe seçim müdürleriyle yeniden seçime gidilecek olmasının doğru olup olmadığı" konusunda görüş talep ettiği dilekçeye YSK yanıt olarak seçim müdürlüklerinin işleyişine dair hazırlanmış genelgeye atıfta bulundu.:

"İlçe seçim kurulu başkanlarının ve seçim müdürlerinin görev yetki ve sorumlulukları 298 sayılı Kanunun 15 ve devamı maddeleri ile Seçim Müdürlükleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Genelge'de belirlenmiş olup, 23 Haziran 2019 tarihinde yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için ilçe seçim kurulu başkanı, seçim müdürü ve seçim personelinin görev değişikliği hususunda bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verildi."

'31 Mart'ta oyların çalınmış olması ihtimali var mı?'

Henüz YSK'nın gerekçeli kararını açıklamadığı dönemde, 11 Mayıs tarihinde, AK Parti'nin İBB adayı Binali Yıldırım'ın, bir gencin 'Seçim neden iptal edildi?' sorusuna, 'Çok basit çünkü çaldılar' şeklinde cevap vermesi ile bu soru yoğun bir şekilde tartışıldı.

Binali Yıldırım'ın bu cevabı sosyal medyada viral oldu.

Ekrem İmamoğlu yine aynı dönemde 14 Mayıs tarihinde, "Devletin her kademesinde bulunmuş bir insan için sözleri büyük bir talihsizlik. Akıl dışı bir siyasi manevra olarak görüyorum. Seviyesi çok düşük bir dil kullanılıyor, üzülüyorum. Şu arkamda duran, caddede koridorlarda yürürken insanların sıcaklığını görüyorum ki şu geçtiğimiz beş ay içerisinde Allah esirgesin öyle bir huyumuz asla olmadı ama çalmak kelimesini kullanacaklarsa gönülleri çaldığım doğrudur" yanıtını verdi.

Ancak YSK'nın 22 Mayıs'ta açıklanan seçimin iptaline ilişkin gerekçeli kararında, oyların çalınmış olabileceğine yönelik bir ifade yer almadı.

Binali Yıldırım, Habertürk yayınında bunun sorulması üzerine, "Gerekçeli kararda 'oylar çalındı' gibi bir tarafın söylemini yazacak halleri yok. Ama biz bunu halk diliyle söylüyoruz. Neden söylüyoruz? Bu oylar çalınmasaydı, 29 bin 400 olarak açıklanan fark 13 bin 700 seviyesine nasıl düştü?" ifadesini kullandı.

Fox TV'de yayımlanan İsmail Küçükkaya'nın sunduğu Çalar Saat programında ise Yıldırım, "'Çaldılar' demeye mecburdum. Algı operasyonu yapıldı. Orada hukuki bir tabir değildi bu; ben farkındayım. En büyük mağduriyeti yaşayan İstanbullular var, aday olarak ben varım ve ben sesimi duyuramıyorum, kendimi ifade edemiyorum" ifadesini kullandı.

'Oyların yüzde 10'u sayıldı ve bu fark nasıl AK Parti lehine bu kadar değişti?'

(Habil Aksu'nun sorusu)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, bu ifadeyi 17 Nisan'da tüm İstanbul'da geçersiz oyların sayımı ve en son Maltepe olmak üzere kimi ilçelerde tüm oyların yeniden sayılması işleminin bitmesinin ardından kullandı; o yüzden Yavuz, yüzde 10 derken bu sandıkları işaret ediyordu.

Yavuz, farkın AK Parti lehine düşmesini, 'Kesin bir şeyler oldu' diyerek açıkladı. AK Parti, bu yüzden tüm İstanbul'da oyların yeniden sayılmasını talep ediyordu ancak YSK bu talebi kabul etmedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz:

"Sadece geçersiz oy sayımıyla AK Parti lehine düzeltilen oy 5 bin 594. Maddi hata düzeltimi tüm oyların sayımına ilişkin düzeltmeler yapıldı. İstanbul'daki bütün sandıkları baz aldığımızda sadece yüzde 10'u sayıldı. 2 Nisan'da fark 24 bine inmiş, 5 Nisan'da 18 bine, 8 Nisan'da 15 bin civarında. Bugün itibariyle 13 binli rakamları telaffuz ediyoruz. Nasıl bu kadar oy aşağı düştü. Biz diyoruz ki 'kesinlikle bir şeyler oldu.'"

CHP'nin adayı Ekrem İmamoğlu ise maddi hataların iki aday aleyhine de olduğunu vurgulayarak bunda sandık birleştirme tutanaklarını bilgisayar başında aktaranların insani hatasının rol oynadığını söyledi.

"Sayısal baktığımızda Binali Bey'e de bana da haksızlık yapılmış" diyen İmamoğlu, geçersiz oyların sayımında Yıldırım lehine farkın azalmasını ise AK Parti'nin yaptığı kampanya ile ilişkilendirdi.

Ekrem İmamoğlu:

"Reklam ajansınızla konuşun. Habire 'Bas mührü ampule' diye bir ilan yapmışlar. Geçersiz oyların birçoğunda oylar mühür olarak logonun üstüne basılmış. Sıklıkla geçersiz oy sayılanların birçoğunda oylar mühür olarak logonun üstüne basılmış. Basılması gereken yere değil. Bizim seçmenimiz bu konuda daha az hata yapmış."

'Büyükşehir Belediye seçimleri geçersiz sayılırken niçin aynı zarfın içindeki diğer oylar geçerli sayıldı? Bu soruya YSK'nın verdiği yanıt nedir?'

YSK'nın İstanbul'da büyükşehir belediye başkanlığı seçimini iptal etmesinin ardından CHP, İstanbul'un 39 ilçesinde de seçimlerin iptal edilmesi için başvuruda bulundu.

CHP, 31 Mart 2019'da İstanbul'da yapılan ilçe başkanlığı, İBB Meclisi ve muhtarlık seçimlerinin yanı sıra 24 Haziran 2018'de yapılan cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimimim iptali için de tam kanunsuzluk gerekçesiyle YSK'ya başvurdu.

CHP Genel Sekreteri Muharrem Erkek:

"On binlerce sandık başkanı ve üye, kamu görevlisi olmadığı halde 24 Haziran seçimlerinde görev yaptı. Re'sen yapacağınız bir inceleme sonucunda dahi gün ışığı gibi ortaya çıkacak bu gerçek karşısında artık Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel seçimleri de kesinlikle şaibelidir."

"Sayın Ekrem İmamoğlu'nu 39 ilçede oy kullanan İstanbullular seçtiğine göre 39 ilçede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte pusulası aynı zarftan çıkan tüm seçim türlerinin de iptal edilmesi gerekmektedir."

Ancak YSK, Erkek'in dilekçesinde sıralanan gerekçelerin 'tam kanunsuzluk' kapsamında incelenebilecek hususlar olmadığını, bu yüzden iptal talebinin seçim tutanaklarının düzenlenmesinden sonraki yedi gün içinde yapılması gerektiği gerekçesiyle bu talebi reddetti.

YSK'nın bu konuda verdiği yanıt ancak bu şekilde talebin reddedilmesi kararına ilişkin gerekçesinde yer aldı.

Tam kanunsuzluk nedir, hangi YSK kararlarında bu ifadeye rastlandı?

'Önceki sandık kurullarındaki memur olmayanların kaçı bu seçimde tekrar sandık kurulu üyesi ya da başkanı olmuştur? Zira seçim bu gerekçeyle iptal edilmişti.'

İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde oy kullanılan 31 bin 186 sandığın tümünde, sandık kurulu başkanı ile 1 üyenin kamu görevlisi olması zorunlu.

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkı'ndaki Yasa'nın 21. maddesi, " Sandık kurulları, 1 başkan ile 6 asıl ve 6 yedek üyeden kurulur. Bu kurul asıl üyeleriyle toplanır" hükmünü içeriyor.

Yasa uyarınca, kurul, son milletvekili genel seçiminde en çok oyu alan 5 siyasi partinin bildirdiği birer asil ve yedek üye ile 1 asil ve 1 yedek kamu görevlisi üyeden oluşuyor. Siyasi parti temsilcilerinin kamu görevlisi olma zorunluluğu bulunmuyor, ancak siyasi partilere üye olmaya engel durumu olanlar kurulda görev alamıyor.

Yasa, kamu görevlisi kurul üyelikleri için bazı mesleklere sınırlama getiriyor. Buna göre idare amirleri, zamıta amir ve memurları, askerler, milletvekilleri ve adaylar sandık kurulu üyesi olamıyor.

Kamu görevlisi sandık kurulu üyesi yönünden tek istisna, göreve gelmemesi halinde uygulanıyor. Bu durumda öncelikle gelmeyen üyenin yerinin memur üye yedek ile doldurulması, yedek üyenin de göreve gelememesi halinde yasa, "sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimselerden doldurulabileceğini" hükme bağlıyor.

YSK İstanbul seçiminin iptaline, İstanbul'da yeterli kamu görevlisi olmasına karşın, kamu görevlisi olmayan 754 sandık başkanı ile 2 bin 333 sandıkta memur olmayan üyenin görev almasını gerekçe göstermişti.

Hem yasa, hem de YSK'nın son gerekçeli kararı gereği, kamu görevlisi olmayan üyelerle ilgili siyasi partilerin itiraz hakları bulunuyor.

'Sandık başkanlarının tamamının devlet memuru olduğunun garantisi olacak mı?'

(Melih Hasan Doğan'ın sorusu)

298 sayılı Yasa'nın 22. maddesi gereği sandık kurulu başkanlarının tamamının kamu görevlisi olması gerekiyor.

YSK, seçimlerin iptaline gerekçe olarak da İstanbul'daki 754 sandık başkanının kamu görevlisi olmayanlar arasından belirlenmesini göstermişti.

Ancak sandık kurulu başkanları için tek istisna, başkanın seçim günü görevine gelmemesi ya da gelememesi.

Sandık kurulu başkanının göreve gelmemesi halinde, kamu görevlileri arasından belirlenen kurul üyesinin başkanlık yapabileceği, bu üyenin de bulunmaması halinde, "en yaşlı üyenin" kurula başkanlık edeceğini hükme bağlıyor.

Bu durumda, siyasi partilerin belirleyip kurula gönderdiği isimlerin de sandık başkanı olması mümkün oluyor.

'Sandık kurulları usulüne uygun oluşturuldu mu?'

(Ayşe Dağdelen'in sorusu)

Sandık kurullarının usulüne uygun oluşturulması YSK'nın yasal yükümlülüğü. Bir önceki iki soru kapsamında da açıklandığı gibi burada bir usulsüzlük tespit edilmesi takdirinde siyasi partilerin itiraz hakkı bulunuyor.

'23 Haziran'da kaç sandık kurulu üyesi görev yapacak?'

İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde 31 bin 186 sandık kuruluyor.

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkı'ndaki Yasa'nın 21. maddesi, " Sandık kurulları, 1 başkan ile 6 asıl ve 6 yedek üyeden kurulur. Bu kurul asıl üyeleriyle toplanır" hükmünü içeriyor.

Buna göre yaklaşık 405 bin kişinin sandık kurulu üyesi olarak görev yapması bekleniyor.

'Seçmen sayısı 31 Mart seçimindeki ile aynı mı olacak?'

(Ozan K'nın sorusu)

Sizden seçmen listeleriyle ilgili çok sayıda soru aldık.

YSK, 23 Haziran'da da 31 Mart'taki seçmen listelerinin aynılarının kullanılacağını açıkladı.

Melih Hasan Doğan isimli okurumuz, "31 Mart'ta yapılan seçimlerdeki seçmen listeleriyle birebir aynı seçmen listeleri kullanılacaktı, ancak listeler askıya çıkmadığı aynı listeler olacağından nasıl emin olabiliriz?" sorusunu iletmiş; ancak Mayıs ayı ortası itibarıyla seçmen listeleri kontrole açıldı.

YSK, konuyla ilgili 23 Haziran'da da 31 Mart'taki seçmen listelerinin aynılarının kullanılacağını belirterek oy kullanılacak sandık bilgilerinin şu adreslerden kontrol edilebildiğini aktarıyor:

Nerede Oy Kullanacağım adresi Devlet kapısı

CHP Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu da Sözcü gazetesine yaptığı açıklamada, "Listeyi inceledik. 31 Mart seçimlerindeki İstanbul seçmen listesiyle, 23 Haziran için YSK'nın partilere gönderdiği seçmen listesi birebir aynı." İfadesini kullandı.

YSK Başkanı Sadi Güven:

Seçmen listelerine herhangi bir ekleme çıkarma olmayacak ancak kısıtlı seçmenlerle ilgili beş gün önce, 18 Haziran'da aynı listelerde herhangi bir değişiklik yapmadan, sadece yanına oy kullanamaz şerhi düşülecek, çünkü seçime aynı listelerle gidilecek. Listelerdeki seçmen sayılarında herhangi bir değişiklik olmayacak. 31 Mart'ta kim oy kullanma hakkında sahip idiyse 23 Haziran'da da kullanma hakkında sahip olacaktır.

'31 Mart'ta İstanbul'da oy kullanmayanlar ilçe bazında nerelerde yoğun? Bu bölgelerde katılmama sebepleri aynı mı ve bu nedenler nedir?'

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 31 Mart'ta düzenlenen seçimde 1 milyon 705 bin 867 kişi sandığa gitmedi.

Seçimde Millet İttifakı'nın adayı Ekrem İmamoğlu ile Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım arasındaki oy farkı, tekrar sayımların ardından 13 bin 729 olarak açıklanmıştı. Böylece sandığa gitmeyenlerin sayısı, iki aday arasındaki farkın 124 katı oldu.

31 Mart'ta sandığa gitmeyenlerin en fazla olduğu ilçe Esenyurt oldu. Bu seçimde AK Parti'den CHP'ye geçen ilçede 100 binden fazla seçmen sandığa gitmemeyi tercih etti.

İkinci sıradaki ilçe ise 87 bin kişiyle, bir diğer CHP'li belediye olan Küçükçekmece'ydi.

Katılım oranının en düşük olduğu ilçelerde ise ilk ikiyi AK Parti'li Fatih ve Beyoğlu belediyeleri oluşturuyor.

31 Mart'ın ardından bu kişilerin sandığa gitmeme motivasyonlarını inceleyen çeşitli araştırmalar oldu.

Konuyla ilgili bir rapor hazırlayan araştırma şirketi KONDA, "Bu kez sandığa gitmeyen seçmenlerin "gidememek" değil "bilinçli olarak gitmeyerek" bir siyasi tavır geliştirdiklerini söylemek gerek" ifadelerini kullandı.

KONDA'ya göre sandığa gitmeyenlerin çoğu Cumhur İttifakı seçmeni.

Oy kullanmayan seçmenlerle ilgili daha detaylı veriler için Onur Erem'in bu haberini okuyabilirsiniz:

Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım, İstanbul'da sandığa gitmeyen 1.7 milyon kişiyi kazanmak için ne yapacak? 1.7 milyon seçmen kim?

Hangi partinin kaç görevlisi olacak? Muhalefetin eksik olduğu, gönüllü çağrısı yaptığı sandıklar var mı?

Yasa gereği, sandık kurullarında, son genel seçimlerde en çok oyu alan 5 siyasi parti, 1'er asil ve 1'er yedek üyeyle temsil ediliyor. 24 Haziran 2018 Milletvekili Genel Seçim sonuçlarına göre sandık kurullarında, AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti'nin üyesi bulunuyor.

Ayrıca, seçime katılan tüm siyasi partiler ile bağımsız adayların, sandık başı işlemlerini takip etmek üzere birer müşahit (gözlemci) bulundurma hakkı var. Siyasi partilerin yanı sıra, bazı sivil toplum örgütleri de "gönüllü müşahitlik" kaydı ve eğitimi veriyor. Bu kapsamda en çok bilinen sivil toplum örgütü olan "Oy ve Ötesi", parti ayrımı yapmaksızın, gönüllü müşahitlik eğitimi veriyor. CHP, müşahit olarak her sandıkta bir avukat görevlendirme kararı aldı ve bu konuda eğitim çalışmalarını sürdürüyor.

Bu seçimin ekonomiye etkisi ne olacak?

Ekonomistlerin 31 Mart'ta ülke çapında düzenlenen yerel seçimlerle ilgili en büyük uyarısı yavaşlayan ekonomiye yönelik olarak açıklanan teşvik paketleriyle ilişkiliydi.

İstanbul seçimlerinin yenilenmesiyle ilişkili ise belirsizliğin devam etmesi nedeniyle ekonomide hayata geçirilmesi gereken yapısal reformlara önemin verilmediği kaygısı dile getiriliyor.

Diğer yandan kimi analistler ise İstanbul seçimlerinin yenilenmesinin 'hukuki olmadığına yönelik tartışmalar doğurduğunu', bunun da yabancı yatırımcı nezdinde ekonominin yatırım yapılabilir algısına olumsuz etkisi olduğunu öne sürüyor.

Yerel seçimlerin kamuya maliyeti ne olacak?

"31 Mart yerel seçiminde YSK başkanı Sadi Güven, 'Anadolu Ajansı benim müşterim değil ben ona veri sağlamıyorum' demişti. Bu seçimde AA mı veri sağlayıcısı mı olacak?"

Evet, AA yine veri akışını sağlayacak.

Ancak Ekrem İmamoğlu, CHP ekibi olarak verilerin yayımlanması için AA'ya alternatif bir haber merkezi kurma çalışması içinde olduklarını söyledi:

"Seçim gecesi için alternatif bir haber merkezi kuruyoruz. Zaten mevcut olan bilgi merkezimizi genişletip aktif hale getiriyoruz. Vatandaşın tek haber kaynağı AA olmayacak. Her bir sandık açılıp sonucu belli olunca buradan şeffaf bir şeklide duyuracağız."

BBC Türkçe'ye konuşan CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel ise "bir ajansla anlaşarak verilerin aktarılması" konusunda yöneltilen soruya şu cevabı verdi:

"Öyle bir şey yok, bu konuşuluyor ama stratejimiz 31 Mart'la aynı şekilde yürüyecek. ANKA ile bizim bir veri akış anlaşmamız yok, kendi muhabirleriyle bunu yapacak. Biz yine açıklamamızı yapacağız, ANKA ajans da ayrıca bir çalışma içinde. CHP ile bir anlaşması yok. ANKA'daki muhabirler bizim ana ekranlarımızı göremez, sadece bizim yaptığımız açıklamaları görecekler. Biz kendi sistemimize veriler geldikçe adım adım ekrana çıkıp bilgilendirmemizi yapacağız. Biz bir ajans değiliz, teknoloji firması değiliz, siyasi partiyiz, doğru sonucu vermek zorundayız. Adım adım, kendi süreçlerimiz kontrol ederek basın açıklamalarıyla duyuracağız sonuçları."

İBB'nin canlı yayınları devam edecek mi?

Ekrem İmamoğlu, mazbatasını aldıktan sonra düzenlenen İBB Meclis Toplantılarını canlı olarak yayınlamıştı.

Seçimin yenilenmesi kararının alınması ve İmamoğlu'nun mazbatasının iptal edilmesinin ardından bu yayınları kimi başka sosyal medya kanalları devam ettirdi.

İmamoğlu, Beylikdüzü belediye başkanlığı döneminde yaptığı gibi tekrar seçilmesi takdirinde bu yayınlara devam edeceğini söylüyor.

Binali Yıldırım'ın ise bu konuda yaptığı bir açıklama yok.

'Sandık başkanının memur olmadığı sandıklardaki oy dağılımı nasıl?'

YSK'nın gerekçeli kararında bazı sandıkların başkanlarının kamu görevlisi olmadığı, bazı sandıklarda ise başkan veya üyelerin kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) görevinden uzaklaştırıldığı yer alıyor.

Bu sandıklar incelendiğinde toplam 201 bin 692 geçerli oy kullanıldığı, Ekrem İmamoğlu'nun Binali Yıldırım'dan 25 bin 796 oy daha fazla oy aldığı gözüküyor.

Fakat bu fark tek başına bir anlam ifade etmiyor. Çünkü bu sandıkların önemli bir kısmı Bakırköy, Beşiktaş, Beylikdüzü, Sarıyer ve Şişli gibi CHP'nin oy oranının yüksek olduğu ilçelerde bulunuyordu.

Bu nedenle bu sandıklarda CHP'nin oy oranının İstanbul'da aldığı oy oranından daha fazla olması şaşırtıcı değil.

İmamoğlu'nun bu sandıklardaki oy oranı yaklaşık yüzde 55. İstanbul'daki oy oranı ise yüzde 48,8'di.

Yıldırım'ın bu sandıklardaki oy oranı ise yaklaşık yüzde 42. Yıldırım'ın İstanbul'daki oy oranı yüzde 48,5'ti.

31 Mart'ta başkanı kamu görevlisi olmayan, başkanı veya üyesi KHK'lı olan sandıklardaki oylar

CHP bu sandıklarda AK Parti'den 25 bin 796 oy öndeydi

Güncel anket verilerine göre hangi aday önde?

ORC Araştırma'nın 7 Haziran günü paylaştığı sonuçlara göre, Binali Yıldırım yüzde 47,0 ile önde görünüyor. Buna karşın Ekrem İmamoğlu'nun oyu 46,7 olarak tahmin ediliyor.

Şirket, 31 Mart yerel seçiminde Yıldırım ya da İmamoğlu'na oy veren fakat 23 Haziran'la ilgili kararsız olduğunu belirten kişilerle ilgili tahminini de paylaştı.

ORC'ye göre, 31 Mart'ta İmamoğlu'na oy verenlerin yüzde 3,3'ü, Yıldırım'a oy verenlerin ise yüzde 2,6'sı tekrarlanacak seçimde bu kez kime oy vereceği konusunda 'kararsız'.

MAK Danışmanlık ise 15-20 Mayıs tarihleri arasında 11 bin kişi ile yüz yüze görüşerek yaptıkları ankete göre, İmamoğlu'nun yüzde 50,3 ile iki puan önde olduğunu açıkladı.

Optimar Araştırma şirketi de yaptığı son ankette, İmamoğlu'nun yüzde 52 ile Yıldırım'ın dört puan önünde olduğunu ortaya koydu.

PİAR Araştırma ise 23 Haziran seçiminde adayların oy oranlarına ilişkin bir tahminde bulunmamakla birlikte, 10 Mayıs'ta yayımladıkları değerlendirme metninde, "Kitle psikolojisinin Ekrem İmamoğlu lehine olduğunu söylemekte fayda görüyoruz" ifadelerine yer verdi.

BBC Türkçe'nin ulaştığı kamuoyu araştırma şirketleri ANAR, KONDA ve A&G, İstanbul seçiminin sonucuna dair bir araştırma yaptıklarını ancak sonuçlarını henüz paylaşamayacaklarını belirtti.

ANAR'ın Genel Müdürü İbrahim Uslu, "İstanbul seçmeni olup da sandığa gitmeyecek seçmen, bu seçimin kaderini belirleyecek" değerlendirmesinde bulundu:

"Geçen seçimde de İstanbul'da sandığa gitme oranı Türkiye ortalamasının altında kaldı. Seçimin kaderi sandığa gitmeyen seçmenin elinde olacak. Sandığa gitmeyenlerin hangi partiden olacakları da seçimin sonucunu belirleyecek. O nedenle bu seçimle ilgili yapılan araştırmalarda hata payı riski yüksek."

"Adaylar da bunun farkında olduğu için Anadolu'nun muhtelif yerlerinde seçmeni İstanbul'daki seçime çağırmaya başladılar. Anadolu'daki parti teşkilatları İstanbul seçmenini etkilemeye çalışıyor. Bursa'da İznik'te Binali Bey'in posterlerini görüyorsunuz, '23 Haziran'da İstanbul'da buluşalım' diyor."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sponsor Bağlantı

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news