“Devrim henüz zafer elde edemedi“

“Devrim henüz zafer elde edemedi“

25 Ocak 2018 Perşembe 11:14
“Devrim henüz zafer elde edemedi“

Mısır eski cumhurbaşkanı adayı ve Ulusal Siyaset Akademisi Başkanı Dr. Basim Kemal el-Hafaci, Mısır devrimin 8. yılına ilişkin, "Devrim yenildi demiyorum, devrim henüz zafer elde edemedi diyorum. Ancak bu an tamamen farklıdır. Şahit olduğumuz durum farklı. Uluslararası durum farklı. Bölgesel durum farklı. Yerel çatışmalar farklı. Mısır halkının tabiatı değişti. Şiddet, güvenlik uygulamaları, ekonomik kriz, liderlere yönelik güven kaybı nedeniyle Mısır halkı kendi içine çekildi." dedi.

Dr. Basim Kemal el-Hafaci, 30 yıllık Hüsnü Mübarek iktidarını devirmek amacıyla 25 Ocak 2011’de başlayan ve 3 Temmuz 2013'te askeri darbeyle yarım kalan Mısır devrimini ve son gelişmeleri AA'ya değerlendirdi.

Dr. Hafaci, Mısır'da 25 Ocak'ta başlayan devrim hareketinin tüm kazanımlarının darbe ile yerle bir edildiğini ve ülkenin her geçen gün daha da kötüleştiğini söyledi.

Mısır'da demokrasinin yeniden inşası için darbe rejiminden mutlak bir şekilde kurtulunması gerektiğinin altını çizen Hafaci, şöyle konuştu:

"Mısır'da bir dönemde özgür halk iradesi vardı ve devrimin zafere ulaşması için çalışılıyordu. Ancak 2013 yılında darbe oldu ve Mısır her konuda kötüye gitti. Mısır'ın sorunu sadece askeri darbe değil. Ülkede ekonomi ve siyaset de dahil tüm değerlerde bir kötüleşme yaşanıyor. Mısır'daki bu kötüleşme dolaylı olarak tüm Arap bölgesini de etkiliyor. Bu durum reform değil değişimi gerektirir. Bir kişini yerine başka kişiyi getirmekle olmaz. Mısır devletinin yapısını yeniden inşa etmek gerekir. Bunun için de zamana ihtiyaç var ve öncelikle darbeden kurtulmak gerekir. Daha sonra darbenin etkilerinden kurtulmak ve devletin yapısını yeniden inşa etmek gerek. Durum iç açıcı değil ancak her darlığın ardında bolluk vardır."

- ''2018'de yeni bir devrim tasarımı lazım''

Dr. Hafaci, 2011'deki dünya ile şu andaki dünya arasında konjonktürel açıdan ciddi bir fark olduğunu, bir devrim tasarımı yapılacaksa bunun yeni dünya düzenine göre yapılması gerektiğini ifade etti.

Devrimin yeni yeniden yapılanması için eskiye öykünmekten vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Hafaci, şunları anlattı:

"Mısır muhalefeti, 2011'deki devrim 2018'deki hareket midir? Biz 7 yıl farktan ve nüfus artışının yüksek olduğu ülkeden bahsediyoruz. Şimdi değişim hareketinin düştüğü stratejik hatalardan birinin 2011 devrimine takılı kalmak ve sloganlarının 2011 yılındaki duruma göre devam etmesi olduğunu düşünüyorum.

Şimdi 2018'deyiz ve dünya Donald Trump, Emmanuel Macron ve Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang dünyasıdır ve bu yeni dünya 2011'den farklı bir dünyadır. Mısır devriminin belirli bir zaman diliminden kurtulmaya ihtiyacı var. Hareketin 2018'de değişime ve darbeyi ortadan kaldırmaya ihtiyacı var. Mısır karakterinin, Mısır toplumunun ve Mısır devletinin yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç var. Bu ise, 2011'in hedefleri değil. Bugün biz farklı düşünmeye ve farklı seçkinlere ihtiyacı olan farklı bir zamandayız."

Dr. Hafaci, Mısır halkının darbe rejiminin yoğun baskıları, şiddet, ekonomik kriz ve benzeri nedenlerden dolayı içine çekildiğini, hatta umudunu kaybettiğini anlattı.

Devrimin kelime anlamı olarak değişimi anlattığını, bu nedenle değişimin önemli olduğunu aktaran Hafaci, şöyle devam etti:

''2011 devriminde takılıp kalmak isteyeni devrim kabul etmiyor. Biz şimdi 2018 yılındayız ve hedefler değişti. Ancak size şunu söyleyeyim, Mısır'ın seçkinleri değişmedi, şu anki seçkinler 2011 yılının esiridir ve değişen rüya anından vazgeçemezler. Devrim yenildi demiyorum, devrim henüz zafer elde edemedi diyorum. Ancak bu an tamamen farklıdır. Şahit olduğumuz durum farklı. Uluslararası durum farklı. Bölgesel durum farklı. Yerel çatışmalar farklı. Mısır halkının tabiatı değişti, işin başında değişim ve devrime yönelen halkın geneli şiddetli güvenlik uygulamaları, korkunç ekonomik durum, büyük ölçüde umudu yitirme ve değişim liderlerine yönelik güven kaybı nedeniyle kendi içine çekilmeye yöneldi. Çünkü ya bazıları hapishanelerde ya da bazıları kendilerini değişen tarihi ana hapsetti.''

- ''Mısır'ı geleceğe taşıyan lokomotif dışarıdaki muhalefet''

Dr. Hafaci, hem içeride hem de dışarıdaki muhalefetin, yarım devrimi tamamlama konusunda nasıl bir rol üstlenebileceği ve neler yapabileceğine ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

''Belki içerideki muhalefetin eli kolu bağlanmış ve şiddetli baskıya maruz kalıyordur ve bu nedenle onları mazur görüyoruz. Ben ise dışarıdaki muhaliflerden birisi olarak konuşuyorum. İçerideki muhalefet çok aşırı derecede zor şartlar altında çalışarak elinden geleni yapıyor. Şu anda değişime dışarıdaki muhalefetin kendisi önderlik yapmalı. İran'da, Tunus'ta ya da herhangi bir zamanda diğer ülkelerde de olsa bu iş baskıcı ülkelerde yadırganacak bir durum değil. Değişimler her zaman dışarıdan gelmekteydi. Çünkü rejimin içinde baskı arttığı zaman içeriden değiştirmek zor oluyor.

Bu nedenle mutlaka dışarıda değiştirilmesi gerekiyor. Ben gelecek aşamada Mısır'da rejim değişiminin ya da Mısır'ı geleceğe taşımanın lokomotifliğini dışarıdaki muhalefetin yapacağı düşüncesiyle aynı görüşteyim. Dışarıdaki bu muhalefet bu işin farkında mı, bu sorumluluğu hissediyor mu acaba? bunları sorgulamak lazım. Aslında, teorik düzeyde, bunu pratik düzeyde konuşanlar var. Biz bu sorumluluğu yerine getirmekten, bu işin pratik icraatının şuurundan çok uzaktayız. Eğer şimdi Mısır sorun yaşıyorsa bunun sebebi içerideki muhalefet değildir, halkın sebebiyle de değil. Ben kendimi ve dışarıdaki muhalefeti suçluyorum. Üzerine düşeni yerine getirmiyor ve görevini yapmak için doğru mekanizmaya göre hareket etmiyor."

Dr. Hafaci, yurt dışında bulunan muhaliflere ait basın yayın organlarının darbe karşıtı bir çizgide yayın yapmasının Mısır kamuoyu üzerinde ciddi bir etkisi olduğunu söyledi.

Libya'da Suriye'de yayın yapan bu televizyon kanallarının içerideki muhalif kanallardan daha etkili olduğunu aktaran Hafaci, ''Mısır muhalefetine ait televizyon kanallarının daha güçlü olduğunu ve daha fazla olgunlaştığını, rejimi daha çok rahatsız ettiğini görüyoruz. Ben de muhalif televizyon kanallarından Eş-Şark kanalının kurucuları arasında yer almaktan şeref duyuyorum. Basın tecrübesi çok iyi ve hala da öyle. Bu da Mısır rejimini aşırı derecede rahatsız ediyor ve onun gerçek manada paniklemesine neden oluyor.'' diye konuştu

- "Mısır sorunu sivil bir iktidarla çözülür''

Dr. Hafaci, Diasporada yaşayan Mısırlı muhaliflerin var olan rejimi eleştirmenin ötesinde bir takım sorumluklar ve yapıcı çözümler üretmesi gerektiğini söyledi.

Mısır'da bazı kesimlerin hala bazı subaylara bel bağladığı görüşünü dile getiren Hafaci şunları söyledi:

''Sanki rejimi eleştirmek rejimin değişmesini sağlayacak. Bu rejim senin kendisini eleştirmeni istiyor zaten. Mısır kesinlikle askeri yönetimle yönetilmemelidir. Dünya bu anı ve askeri rejimler yönetimini aştı. Ülkemizde bile saygın askeri rejim yoktur. Bu nedenle birinci adım, iyi subay kötü subay düşüncesini ortadan kaldırmaktır. Subayın yeri yönetim değildir ve bu temel noktadır.

Mısırlı muhaliflerden bazıları Ahmed Şefik'ten medet ummakta ve o da bir subay. Bazıları ise Sami Adnan'a bel bağlıyor ve yine o da subay. Bazıları da ordu içindeki subaylardan birinin Sisi'ye darbe yapacağını, darbenin darbeyle ortadan kaldırılacağını umuyor. Bu yanlış bir düşüncedir, belki anlık bazı sorunlara neden olabilir ancak Mısır krizden çıkmaz. Önce, Mısır'ın kimliğini muhafaza edecek ve onu geleceğe taşıyacak olan sivil devlet ve sivil değişim düşüncesini benimsememiz gerekiyor.

- Diaspordaki muhaliflere yol haritası

Dr. Hafaci, muhaliflere yol haritası belirleme niteliğinde şu önerileri paylaştı:

"Değişim için bir yol haritası olması ve insanlara bu rejimi nasıl değiştireceğini bildirmen gerekiyor. Sen dışarıdayken onu nasıl değiştireceksin? Dışarıdan değiştirme düşüncesinin kendine özel araçları, çalışma yöntemi ve üslubu vardır. Sen dışarıda durduğun yerde halkın gösteriler için sokağa çıkması ve tutuklanmaları düşüncesinde ısrar edersen bu kendine, halka ve Mısır'a zulümdür. Bu konuda başka bir yöntemle düşünmeye ihtiyacımız var.

Üçüncü nokta, bu planı uygulamak için iş birliği yapmak ve birlik olmaktır. Bu da liderlerin var olmasını gerektirir. Devrimde en büyük utanç verici şeylerden biri devrimin lidersiz olduğu fikrinin piyasaya sürülmesidir. Dünyanın hiçbir yerinde lidersiz bir işin bulunmamasına rağmen bu güzel bir fikirdir. Biz de buna inandık.Darbe yaptıklarında ise lider denecek seviyeye bile ulaşamayan birini getirdiler ve onun üzerine darbeyi inşa ettiler, o kişi Sisi'dir. Biz 2018 yılında hala komünist rejime benzer bir sistemle çalışmayı benimsemiş durumdayız. Sanki bir grup insan bir araya gelmiş ve değişim yapmaya çalışıyoruz. Allah kolaylık versin. Zafer elde ettikten sonra da aramızdan yönetecek birini buluruz. Bu, boş laftır. Olmamıştır ve olamaz da. Tarih buna şahittir."

- ''Mısır dünyada hak ettiği yeri alacak''

Dr. Hafaci, Mısır'ın dünya tarihindeki yerini yeniden alacağına dair hiç bir şüphesi olmadığını vurguladı.

Mısır'ın dünya tarihindeki yerini gördüğünü ve güçlü bir şekilde geri döneceğinden endişelenmediğini aktaran Hafaci, şunları kaydetti:

"Hiç şüphesiz o gelecek. Biz sadece acı bir tarihi andayız. O an bizim uyanış anımızdır çünkü bizim askeri yönetim konusunda çok tahayyülümüz var. Devrimin de sadece laf ile ve lidersiz başarıya ulaşacağı konusunda tahayyülümüz var. Şimdi tüm bu tahayyüller düşüyor ve benim zannımca bunun düşüşü yarayı iyileşmeden temizlemek gibidir.

Biz acı bir aşamadayız, çünkü yaralar açık ve yaraların temizliği devam ediyor. İltihaplanmalar ve acı verici bir çok şey görüyoruz. Ancak yaraların açılması umut vericidir. Aslında acı umut vericidir. Acıların bir kısmı uyanış esnasında gelir, ben onun geldiğini görüyorum. Bu değişimin bir parçası olmayı ve Mısır'a tarihinin en kötü aşamasını yaşatanlardan olmamayı umut ediyorum. Mısır'ı krizden düzlüğe çıkaranların bizler olmasını temenni ediyorum.''

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news