ABD'nin “Yüzyılın Anlaşması“ Planı

FKÖ Genel Sekreteri Ureykat, ABD Başkanı Trump'ın İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda öne sürdüğü "yüzyılın anlaşması"nı ana hatlarıyla ortaya koydu

ABD'nin “Yüzyılın Anlaşması“ Planı

FKÖ Genel Sekreteri Ureykat, ABD Başkanı Trump'ın İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda öne sürdüğü "yüzyılın anlaşması"nı ana hatlarıyla ortaya koydu

21 Ocak 2018 Pazar 22:14
ABD'nin “Yüzyılın Anlaşması“ Planı

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Genel Sekreteri Saib Ureykat, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda öne sürdüğü "yüzyılın anlaşması"nı ana hatlarıyla ortaya koydu.

Urayekat, ABD'nin İsrail ve Filistinlilere sunmayı planladığı ifade edilen "yüzyılın anlaşması"nın ana hatlarıyla ortaya konulduğu 13 maddelik bir "siyasi rapor" hazırladı.

Anlaşmanın ilk maddesinin, "Kudüs'ün İsrail başkenti olarak tanınması ve Washington Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması" olduğunu kaydeden Ureykat, "Böylece Kudüs meselesi sona ermiş oluyor. ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasından sonra hangi İsrail hükümeti Kudüs hakkında nasıl müzakere eder." ifadesini kullandı.

Ureykat, ikinci maddenin, Trump yönetiminin Filistin devleti için 1967 sınırlarında, Kudüs'ün dış mahallelerinde (yaklaşık 6 kilometre dışında) bir başkent ihdas etmesi olduğunu vurgulayarak, bir diğer maddenin ise en geç iki ya da üç ay sonra Washington yönetiminin, Yahudi yerleşim birimlerinin ilhakını kabul etmesini öngördüğünü belirtti.

FKÖ Genel Sekreteri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yerleşim birimlerinin yüzde 15'inin, Trump'ın ise yüzde 10'unun ilhakını önerdiğini aktardı.

Dördüncü maddenin, İsrail ve Filistin devletleri için müşterek bir güvenlik kavramı oluşturulmasını içerdiğini bildiren Ureykat, bu kavramı şöyle açıkladı:

"Bu dört noktayı kapsıyor. Filistin devletinin, güçlü bir polis gücüyle silahsızlaştırılması, Ürdün, Mısır ve Washington'un katıldığı ve kapının diğer ülkelere de açık olduğu, bölgesel, uluslararası ikili iş birliğinin ihdası, iki ülkeyi korumak için İsrail güçlerinin, Ürdün Nehri ve Orta Dağlar boyunca bulunmasının yanı sıra İsrail'in olağanüstü hallerde nihai güvenlik otoritesi olmaya devam etmesi."

Ureykat, beşinci maddenin ise İsrail güçlerinin geri çekilmesi ve Batı Şeria'daki "A" ve "B" bölgeleri dışında ve "C" bölgesindeki yeni arazilerde yeniden konumlandırmayı içerdiğini belirterek, bu sınırlarda bir Filistin devletinin ilan edilmesinin öngörüldüğünü vurguladı.

Altıncı ve yedinci maddelerin, "Yahudi halkı için ulusal bir vatan olarak İsrail devletinin, Filistin halkı için ulusal bir vatan olarak Filistin devletinin tanınması"nı içerdiğini ifade eden Ureykat, sekinci maddenin ise halihazırdaki durumun muhafaza edilmesiyle beraber, İsrail'in tüm kutsal mekanlarda ibadet özgürlüğünü sağlamasını kapsadığını aktardı.

Ureykat, dokuzuncu maddenin, İsrail'in Aşdod ve Hayfa Limanları ile Ben Gurion Havalimanı'nın bazı kısımlarının Filistinlilerin kullanımı için tahsis edilmesi ve güvenlik güçlerinin yetkisinin İsrail'in elinde olmasını içerdiğini belirterek, onuncu maddede ise Gazze ile Batı Şeria arasında, İsrail'in egemenliğinde bir güvenlik koridoru oluşturulmasının yer aldığını bildirdi.

Anlaşma planına göre uluslararası geçişlerin kontrolüne Filistin'in etkin şekilde katılacağını, üst düzey güvenlik yetkilerinin ise İsrail'in elinde olacağını kaydeden Ureykat, bir sonraki maddede "Filistin devletinin ihtiyaçlarına haksızlık edilmeden kara suları, hava sahası ve elektromanyetik dalgalar İsrail'in kontrolü altındadır" şeklinde ibare bulunduğunu aktardı.

Ureykat, planın son maddesinde, Filistin devleti aracılığıyla sığınmacılar meselesine adil bir çözüm bulunmasının yer aldığını belirterek, "Bu, Trump yönetiminin, Filistin'e dayatmaya çalışacağı tarihsel anlaşmanın işaretleridir ancak nihai sınır ile daimi statü meseleleri, kabul edilen bir takvim çerçevesinde iki taraf arasında mutabakata bağlı kalacak." ifadesini kullandı.

Ebedi bir özerk yönetim tesis edecek bu anlaşma planının tamamının reddedilmesi gerektiği çağrısında bulunan Ureykat, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Bu noktada zihinlerde şöyle sorular oluşabilir, Trump'a tarihi anlaşmanın özelliklerini sunması için sabredip neden bir fırsat verilmiyor? Washington'un bu tasfiye anlaşmasının özellikleri ve içeriğini ortaya koymasını bekleyemeyiz. Bu anlaşmayla mevcut durum olduğu gibi korunuyor. Bu iki yönetimli bir tek devlet anlamına geliyor. ABD'nin kriterleriyle ebedi özerk bir yönetimle ırkçı rejim ve yerleşim birimlerinin meşrulaştırılması demek."

Trump yönetimiyle tüm iletişimin durdurulması çağrısı yapan Ureykat, bu yönetimin barış sürecinde hiçbir şekilde arabulucu olarak yer almasının kabul edilemeyeceğini belirtti.

Ureykat'ın "yüzyılın anlaşması"na yönelik hazırladığı "siyasi raporu" 14-15 Ocak'ta Ramallah'daki başkanlık karargahında düzenlenen Filistin Merkez Konseyi toplantısında sunduğu kaydedildi.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news