Erdoğan'dan ekonomi açıklaması

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan kısımlar şu şekilde: -Yapısal reformları hızlandırdık.

Erdoğan'dan ekonomi açıklaması

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan kısımlar şu şekilde: -Yapısal reformları hızlandırdık.

27 Ekim 2018 Cumartesi 03:47
Erdoğan'dan ekonomi açıklaması
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan kısımlar şu şekilde: -Yapısal reformları hızlandırdık. Türkiye'ye diz çöktüremeyen ekonomi kozunu da boşa çıkardık.  -Piyasalarda nakit sıkıntısı yaşandığını, kredi kanallarının daraldığını, üretim ve istihdamda dikkatle üzerinde durulması gereken gelişmeler yaşandığını biliyoruz. Hepsiyle ilgili planlarımız var.

-Sanayiciden esnafa, çiftçiden inşaatçıya herkesten sabır bekliyoruz. Tüm kesimlerin kendi kaynaklarını kullanarak çarkların dönmesini sağlaması çok ama çok önemlidir. 

ANDIMIZ AÇIKLAMASI

-Bizim tek andımız İstiklal Marşı'mızdır. Hiçbir manası olmayan fuzuli tartışmalarla milletimizi yormak yerine milletimizi ileri taşımanın mücadelesini vereceğiz. -Şimdi sırada Fırat'ın doğusundaki terör yuvalarının ortadan kaldırılması ve bu bölgenin gerçek sahipleri olan Suriyeli kardeşlerimizin hayat alanı haline getirilmesi vardır. -Amerika Mümbiç konusunda vardığımız mutabakatı bizi oyalama aracı haline dönüştürmüştür. Mümbiç meselesinin er veya geç arzu ettiğimiz doğrultuda çözüleceğine inanıyoruz. Devriye güçlerinin Gaziantep'te beraber çalışma yaptığını biliyorsunuz.

"AÇIKLAMALAR DEVLET ADAMLIĞIYLA UYUŞMAZ"

-Hadisenin yetkili makamlarımıza haber verilmesinin ardından yapılan soruşturmalar bizi Kaşıkçı'nın öldürüldüğü sonucuna götürdü. Suudi makamlarından yapılan açıklamalar bizi farklı bir endişeye sevk etti. Neydi? Kaşıkçı'nın konsolosluktan çıktığı iddiasıydı. Kaşıkçı konsolosluktan çıkacak da nişanlısını almayacak? Bu mümkün mü? Bu açıklamalar devlet ciddiyeti, devlet adamlığıyla uyuşmaz. -Öldürüldüğü ayan beyan ortada da nerede? Bu cesedi göstermeniz lazım. Suudi yetkililer buradan çıktı diyor. Biz de ispat diyoruz. Yok. 18 kişinin tutuklandığı kabul edildi. Bunu ben  Hadimu'l-harameyn eş-şerifeyn'den öğrendim. Bu 18 kişi Kaşıkçı'nın kimler tarafından öldürüldüğünü biliyor. Çünkü fail bunların içinde.

"ELİMİZDE BAŞKA BİLGİLER VAR"

-Aslında fail belli. Bu talimatı veren kim? Bu 15+3, 18 kişinin Türkiye'ye gelmesi talimatını veren kim? Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan gece gelenler kimlerin talimatıyla geldi. Yetkililerin açıklaması lazım. Elimizde başka bilgi yok değil, var. Gün ola harman ola. Çok aceleci olmanın alemi yok. Şimdi Kaşıkçı'yı öldüreni Suudi yetkililer açıklayacak. -O son açıklanan yerli işbirlikçi kim? Bunu kim açıklıyor? İçişleri Bakanı. Daha sonra 'Böyle bir açıklama yapmadım' diyor. Yahu her yere düştü bu. Her şeyden Bu 15 kişiyi Türkiye'ye gönderen kim?

"BİZE TESLİM EDİN YARGILAYALIM"

-Hadimu'l-harameyn eş-şerifeyn'e de veliaht prense de söyledim. Siz konuşturmasını bilirsiniz dedim. Bu 18 kişi içinde ne dönmüşse bütün dolaplar bunlar içinde. İşbirliğimizin kilit noktası bu 18 kişidir. Eğer konuşturamıyorsanız bize teslim edin biz yargılayalım.

"15 KİŞİYİ TÜRKİYE'YE GÖNDEREN KİM?"

-Pazar günü başsavcıyı Türkiye'ye gönderiyorlar, İstanbul ’da başsavcımızla bir araya gelecekler. Bu görüşmelerde bakalım ne gibi bir kanaat hasıl olacak, bunu da göreceğiz. Bütün mesele o son açıklanan yerli işbirlikçi kim? Bunu sıradan birisi açıklamıyor. Dışişleri bakanı açıklıyor. Peki kim o? Onu bildiğine göre onu da bileceksin. Böyle bir açıklama yapmadım diyor. Yahu her yere düştü bu. Ağzından kaçırır şöyle olur böyle olur, bunu söylediniz. Ama her şeyden öte o da bir kenara, 15 kişiyi Türkiye ’ye gönderen kim? Şu anda bunlar tutuklu.

O ZAMAN BİZE TESLİM EDİN, BİZ YARGILAYALIM”

Bunda kararlıysanız, bu şaibeyi ortadan kaldırmak istiyorsanız bu işbirliğimizin ortak noktası 18 kişidir. Konuşturamıyorsanız olay İstanbul ’da vuku bulmuştur. O zaman bize teslim edin, biz yargılayalım. Ve bunu yetkililerine de aynı şekilde ilettik. Türkiye ’nin gösterdiği ahlaki ve insani duruş başta maktulün ailesi, nişanlısı, sevenleri olmak üzere tüm dünya tarafından takdirle karşılamıştır.

“KENDİSİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ ’NİN RESMİ BİLGİLERİNE İTİBAR ETMİYOR”

-Böyle bir manzara karşısında bu ülkenin ana muhalefet partisinin başındaki zatın takındığı tavır ise gerçekten içler acısıdır. Kendisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ’nin resmi bilgilerine itibar etmiyor. Ne yapıyor? Türkiye ’yi töhmet altında bırakmak isteyen kesimlerin propagandalarına borazanlık yapıyor. CHP genel başkanının vahşi bir cinayet meselesine dahi böylesine çarpık bir şekilde yaklaşmasını doğrusu beklemiyordum. Ama bu da oldu.

“LAFI DÖNDÜRÜP DOLAŞTIRIP PARAYA GETİRİYOR”

-Günler haftalar aylar geçtikçe Bay Kemal, çırılçıplak bu siyasette milletin önüne çıkacaktır. Tabi ki söyledikleri kendisinin ne hukuktan, ne kurallardan, ne usullerden haberinin olmadığını açıkça gösteriyor. Lafı döndürüp dolaştırıp paraya getiriyor. Bu kişinin her şeye rant penceresinden para gözünden baktığı anlaşılıyor. -Biz meseleye insan onuru, hayat hakkı, masum bir kişinin hunharca katli diye bakıyoruz. Bu kişinin aklı fikri parada. Ne diyeyim? Allah ıslah etsin.

“ANA MUHALEFETİN YAPTIĞI İŞ TROLLÜKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR”

-Dünyaya para gözüyle bakan başka siyasetçiler de var. Hiç değilse onlar bunu böylesine rezilce yapmıyor. Herkesin üzerini örtülmesini beklediği cinayeti, adeta kördüğüm çözer gibi sabırla, herkesi kendine hayran bırakan bir özenle aydınlatan Türkiye ’ye bu iftirayı ana muhalefetten önce cinayetin zanlıları atmaya başladı. Anlaşılan o ki, bu zanlıların sadece sosyal medyada da değil bizim siyaset içinde de trolleri, troll çiftliği var. Ana muhalefetin yaptığı iş trollükten başka bir şey değildir. karşımızdaki kişi ana muhalefet partisinin genel başkanı. Milletimize özellikle karşı olan sorumluluklarımız bizi bu cevapları vermeye mecbur bırakıyor. Yine de tükettiğimiz nefese acımıyor değiliz.

YEREL SEÇİM HAZIRLIĞI

-Mahalli idari yerel seçimler için hazırlıklarımız sürüyor. YSK ’nın takvimini beklemeden, bir takım süreçleri tamamlamak istiyoruz. Mevcut belediye başkanlarımızla ilgili değerlendirmelerimiz belirli bir safhaya geldi. Yeni isimlerle ilgili çalışmaları da belirleyeceğiz. -Şunu unutmayalım. Mahalli seçimlerin kendine göre dinamikleri vardır. Mahalli seçimlerde şüphesiz ki aday tespitleri çok önemli. Bunun yanında belediye meclis üyeleri isim isim çok önemli. İl genel meclis üyeleri isim isim çok önemli. Aday belirlemeden seçim kampanyasına kadar her aşamada bu dinamikleri göz önünde tutmak gerekiyor. Biliyorsunuz cumhur ittifakına olan bağlılığımızı sürdürmekle birlikte, 2019 martıyla ilgili seçim ittifakı işini karşılıklı bir tarafa bıraktık. MHP ile ülke meseleleri konusunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Ama mahalli seçimlerde herkes kendi yolunu takip edecek. Tüm seçim çevrelerinde kendi adaylarımızla milletimizin karşısına çıkacağız.

“ÇOK BÜYÜK PROJELERE SAHİBİZ”

-Gerek yerel, gerekse ülke genelinde devam eden veya başlayacak olan çok büyük projelere sahibiz. Mesela Pazartesi günü İstanbul ’da dünyanın en büyüklerinden olan İstanbul Havalimanımızın resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Tabi gelecek birçok liderler, hükümet başkanlarıyla bu açılışı gerçekleştireceğiz. Çanakkale 1915 köprüsü devam ediyor, barajlar devam ediyor, Akkuyu nükleer santrali devam ediyor, şehir hastanelerimiz devam ediyor.

“ONUNLA KÜLAHLARI DEĞİŞTİRİRİZ”

-Her bir şehrimizi geleceğe taşıyacak altyapı, üst yapı faaliyetleriyle sosyal belediyecilik projeleriyle milletimizin karşısına çıkacağız. Kim ki bu asli misyonunu unutup, partimizi kendi heveslerinin amacı haline dönüştürmeye çalışırsa açık konuşuyorum. Onunla külahları değiştiririz. Bu konudaki hassasiyetlerimiz ileri derecede. Bu tür konumda olan arkadaşlarımız varsa zaten aday adayı olarak bile karşımıza gelmesin. Bizi de yormasınlar. Aday adayı olmasın ‘bana müsaade ’ desin ve kenara çekilsin. Ve yeni isimlerle yolumuza devam edelim. Herhalde de bununla ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Partimizin AK olan o isminin güzelliğini kimsenin lekelemeye hakkı yok. AK Parti kapısından içeri gurur, kibir, fitne, fesat, hizipçilik, bencillik, haram, yalan kesinlikle girilemeyecek bir partidir.

"EN SONUNDA MİLLETİN TOKADINI YEMEYE MAHKUMDUR"

-Unutmayınız, milletimiz bizim kara karşımız, endamımız, hoş sohbetimiz için değil; yaptığımız, yapacağımız hizmetler için bu görevlere getiriyor. Bu görevi unutup, kerameti kendinden veya kendinde görmeye başlayanlar eninde sonunda bu milletin tokadını yemeye mahkumdur. -Ülkemizde, bu ara Karadeniz ’de bir şeyi vurgulamak istiyorum. Hatırlarsanız 2002 ’de yola çıkarken enflasyonla ilgili bir açıklamam vardı. Hiçbir zaman halkımızı biz enflasyona ezdirmeyeceğiz demiştik. Bütün zamlar, şunlar bunlar devletin yapacağı… Bunu yaparken hep biz enflasyonun üzerinde zam yapmışızdır, ürünlere aynı şekilde. O günden bugüne de böyle geldik.

"ARKADAŞLAR BİZ DEVLET YÖNETİYORUZ"

-Şimdi zaman zaman kusura bakmasınlar, gerek teşkilatımız, gerek milletvekili arkadaşlarımız bakanlarımıza baskı oluşturma yoluna gidiyorlar. Beklenenin, olması gerekenin üstünde bazı taleplerle geliyorlar. Arkadaşlar biz devlet yönetiyoruz. Ve devletimizi yönetirken bazı hassasiyetlere de bir defa dikkat etmemiz lazım.

"BEN DE O BÖLGENİN İNSANIYIM"

-Şimdi işte gündemimizde bir fındık meselesi var. büyük önem taşıyor. Ben de o bölgenin insanıyım. Gerçi Rize ’de artık fındık yok ayrı mesele de, Samsun,Rize Ordu Trabzon, Düzce vesaire buralarda fındık var tabii. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte yaklaşık 2 ila 3 milyar dolar düzeyinde bir fındık ihracatı var. Bunun için fındık üreticilerimizi de desteklemeye büyük önem verdik.

MUHALEFETE TEPKİ

-İktidarlarımız döneminde, şimdi adil olacağız. Başımızı iki elimizin arasına alacağız. Bu malum muhalefetin yaklaşımlarına dikkat ederek değil; vatanımızın, milletimizin, devletimizin geleceğine bakarak değerlendirmeleri yapmamız lazım. Biz bugüne kadar fındık üreticilerimize 7,5 milyar lira destekleme ödemesi yaptık. Tabi fındık üreticisi de dahil. Sağ olsun milletvekilli arkadaşlarımız da dahil kimse bunun farkında değil. Sadece onlar hemen orada meydanda toplanalım, bağıralım çağıralım, milleti aldatıp seçimlere giderken de bir şeyler yapalım. Bunu düşünüyorlar.

"ALAVERECİLER VAR"

-Ben aklı selim ile hareket ettiğine inandığım milletime ve fındık üreticisi kardeşime sesleniyorum. Geçtiğimiz yıl fındık fiyatlarının düşük seyretmesi üzerine, müdahale alımı yoluna gittik biz. Bu şekilde 10 ila 1,5 lira fiyatla 143 bin ton fındık alımı gerçekleştirdik. Bu yıl ise rekolte düşük olmakla birlikte kalite oldukça iyi gözüküyor. Fındık fiyatlarının yine düşmeye başlaması üzerine TMO ’yu son anda biz dedik ki bir kez daha devreye sokalım. Çünkü alavereciler var. Onlar geliyor benim fındık üreticisi kardeşimi köşeye sıkıştırıp elinden mahsulü alıyor.

"FINDIĞIN KİLOSUNU 14 LİRADAN ALMAYA BAŞLAYACAĞIZ"

-Şimdi TMO ile 1 Kasım 2018 tarihinden itibaren kalite fındığın kilosunu 14 liradan, Giresun kalite fındığın kilosunu da 14,5 kilodan almaya başlayacağız. Kayıtlı fındık alımlarında 2 lira da destekleme ödemesi yapıyoruz. TMO ’nun stoklarına geliyorum şimdi bu stoklardan da 10 bin ton fındığı FİSKOBİRLİK ’e teminat karşılığı vererek bu kurumumuzu da ayrıca desteklemiş oluyoruz. Bu müjdeyi fındık üreticilerimize, ihracatçılarımıza buradan ilk defa açıklamış oluyorum.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news