'Washington ile Pyongyang'ın arası iyi olmalı'

Güney Koreli yazar Hwang Sok-young, barış sürecinde ABD ile Kuzey Kore'nin arasının iyi olması gerektiğini söyledi.

'Washington ile Pyongyang'ın arası iyi olmalı'

Güney Koreli yazar Hwang Sok-young, barış sürecinde ABD ile Kuzey Kore'nin arasının iyi olması gerektiğini söyledi.

20 Kasım 2018 Salı 12:27
'Washington ile Pyongyang'ın arası iyi olmalı'

ANKARA - Ahmet Furkan Mercan

"Kore Edebiyatı Haftası" kapsamında Kore Kültür Merkezi'ne gelen yazar Hwang Sok-young ve şair An Do-hyun, Güney ile Kuzey Kore tarihine ve edebiyat dünyasına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Hwang, soğuk savaşın sona erdiği 1991 yılında Güney ve Kuzey Kore'nin Birleşmiş Milletlere (BM) üye olmak için müracaat ettiklerini söyledi.

ABD'nin BM üyeliği konusunda verdiği sözünden caydığını belirten Hwang, "İkisinin de (Güney ve Kuzey Kore) kabul edilmesi için bir koşul vardı. Rusya ve Çin, Güney Kore'yi kabul etti, Japonya ve ABD de Kuzey'i kabul edecekti fakat ABD verdiği sözden geri döndü ve ambargo uyguladı. Kuzey Kore'nin ekonomisi gittikçe bozulmaya başladı. Komünizmi benimseyen ülkelerden Kuzey Kore en fakiridir, uygulanan ambargolar yüzünden. Aslında biz o sırada barış dönemine girmeliydik fakat giremedik. Savaş da haliyle halen bitemedi. Günümüzde de savaşın bitmesi konuşuluyor. Yabancılar da 'Siz 70 yıldır savaşta mısınız, bu nasıl olur' diye şaşırıyorlar." diye konuştu.

Hwang, Kore sorununun sona erdirilmesi gerektiğini belirterek, "Bunun için de Washington ile Pyongyang'ın arasının iyi olması ve bizim de bunu desteklememiz lazım." dedi.

Güney ile Kuzeyin birleşmesinin "erken" olduğunu dile getiren Hwang, "Yaklaşımlar olmalı, sonra olağan diyaloglar gelişmeli, daha sonra da birleşme olur. Halen zamanımız var." ifadelerini kullandı.

"Kore, alfabesini muhafaza ederek kalkınmasına fayda sağladı"

Hwang, Türk ve Kore toplumlarının Göktürkler zamanında beri bağları bulunduğuna dikkati çekerek, "Savaşta bize yardım ettiniz. Kardeşlik bağımız bundan daha eskiye dayanıyor. Ayrıca Türk insanıyla tanıştıktan sonra fark ettim ki iki toplum birbirine gerçekten çok benziyor." değerlendirmesinde bulundu.

Kore ve Türk toplumunun dilinin aynı dil ailesine mensup olduğunu ifade eden Hwang, Türk edebiyatının Kore'de sevildiğini söyledi.

Hwang, Kore edebiyatının Türkiye'de daha fazla duyulmasını arzu ettiğini belirterek, Kore alfabesinin birkaç haftada öğrenilebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Japon sömürgesinin 1945'te sona erdiğini anımsatan Hwang, 1943 doğumlu olduğu için adının bir Japon ismi olduğu bilgisini paylaşarak, "İşgal bitince adımı Kore tarzında değiştirdim. Daha sonra da kendi ders kitaplarımızı Korece yayınlamaya başladık. Değişimde Kore alfabesi büyük rol oynadı." dedi.

Hwang, Kore toplumunun yüzyıllardır Koreceyi kullandığını aktararak, "Kore toplumu kendi alfabesini ve yazısını muhafaza ederek toplumsal kalkınma süreçlerine fayda sağlayabilmiştir." diye konuştu.

Kore'nin ekonomik olarak kendisini geliştirerek dünya çapında büyüdüğünü kaydeden Hwang, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bağımsız olan bir ülke olarak bu seviyede ilerleme gösteren ülkeler arasında baş sıralardayız." ifadelerini kullandı.

"Güneyli yazar Kuzeyliye göre daha serbest bir dünyada yaşıyor"

Kuzey ile Güney Kore kültür ve edebiyat dünyasının farklılıklarına da değinen Hwang, benimsedikleri ideolojilerin bu farklılıklara sebep olduğunu aktardı.

Hwang, "Biri sosyalizmi, diğeri liberalizmi benimsiyor. Çin'de de böyle bir durum var. Ama Çin'in daha hafifleştirilmiş bir Kuzey Kore olduğunu düşünüyorum. Güney Kore edebiyat dünyası daha açık ve rahat. Kuzey de ise her istenilenin yazılabilmesi mümkün değil. Yani Güneyli yazar Kuzeyliye göre daha serbest bir dünyada yaşıyor. İki ayrı dünyanın birbirini daha yakından tanıması için edebiyat merkezlerinin daha etkin rol oynaması gerekiyor. İki edebi kültürün harmanlanması gerekir." dedi.

Almanya'da 1989-1992 arası göçmen olarak yaşadığını belirten Hwang, Almanya'dan Türk mutfağından döner kebabını keşfettiği ve severek yediğini söyledi. Hwang, "Şans eseri döner kebabı keşfettim. Ancak nasıl leziz yenilebileceğini kendim buldum. Lavaşın arasında döneri serip üzerine yoğurt döküp acı turşuyu sarıyorsunuz, çok leziz oluyor. Bizim için normalde Kore'de akşamları yediğimiz Cacang Myong gibi oluyordu benim için. İki buçuk senelik sürede çok fazla yemişimdir." diye konuştu.

"Yazarların iletişim halinde olması gerekir"

Koreli şair An Do-hyun ise Korelerin muhtemel birleşmeleri hususunda "Birleşmelerinde en temel noktalarından biri de ortak dildir." dedi.

Kore toplumda bölünmenin bitmesini isteyen çok sayıda insan bulunduğunu dile getiren An, Seul yönetiminin beklenilenden daha hızlı ilerleme katettiğini söyledi.

An, birleşmeye iki ülke yazarlarının da katkı sağlaması gerektiğini kaydetti.

2005 yılında yazarlar buluşması gerçekleştirildiğini hatırlatan An, "2005 yılında 120 yazar Pyongyang'a gidip oradaki yazarlarla buluştu. İleride de iki toplumun yazarlarının iletişim halinde olması gerekir." ifadelerini kullandı.

An, Türkiye'deki Kore Dili ve Edebiyatı bölümlerinde okuyan öğrencilerin iki ülke arasında edebiyat tanıtımlarında aktif rol oynamaları gerektiğini vurguladı.

Şair An'ın, 20 yıl önce yazdığı "Gümüş Somon'un Büyük Yolculuğu" kitabı Türkçeye de tercüme edildi.

Son Güncelleme: 20.11.2018 12:27
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news