'Katar ambargosuyla jeopolitik sahne yeniden çizilmek isteniyor'

Körfez uzmanı araştırmacı Deheb, "Bu ambargo, BAE ile Suudi Arabistan tarafından yönetilen ve ABD'nin desteklediği, bölgedeki jeopolitik sahneyi yeniden şekillendirmeyi hedefleyen gündemin bir parçası." dedi.

'Katar ambargosuyla jeopolitik sahne yeniden çizilmek isteniyor'

Körfez uzmanı araştırmacı Deheb, "Bu ambargo, BAE ile Suudi Arabistan tarafından yönetilen ve ABD'nin desteklediği, bölgedeki jeopolitik sahneyi yeniden şekillendirmeyi hedefleyen gündemin bir parçası." dedi.

06 Haziran 2018 Çarşamba 13:52
'Katar ambargosuyla jeopolitik sahne yeniden çizilmek isteniyor'

DOHA

Brookings Doha Center uzmanları, Katar'a uygulanan ambargonun, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Suudi Arabistan tarafından yönetilen ve ABD'nin desteklediği, bölgenin jeopolitik sahnesini yeniden şekillendirmeyi hedefleyen gündemin bir parçası olduğunu belirtiyor.

Washington merkezli Brookings Institution'ın Doha merkezindeki uzmanların görüşüne dayanarak hazırlanan analizde, Katar'a yönelik ambargo ve Körfez krizinin yol açtığı zararlar değerlendirildi.

Körfez uzmanı araştırmacı Nuha Ebu ed-Deheb, bir yıl geçmesinin ardından Katar'a yönelik ambargonun, büyük bir yapbozun parçası olduğunun netleştiğini ifade ederek, "Bu ambargo, BAE ile Suudi Arabistan tarafından yönetilen ve ABD'nin desteklediği, bölgedeki jeopolitik sahneyi yeniden şekillendirmeyi hedefleyen gündemin bir parçası." dedi.

Suudi Arabistan ile İran arasındaki husumetin, şüphesiz, Körfez'deki gerginlik için güçlü bir itici faktör olduğunu kaydeden Ebu Deheb, ancak Körfez krizinin daha geniş etkilerini anlamak için başka faktörleri göz önünde bulundurmak gerektiğini söyledi.

Birikmiş etki

Brookings Doha Center Müdürü Tarık Yusuf ise bir yıldır devam eden Körfez kriziyle Arap dünyası tarihindeki en istikrarlı topluluğun (Körfez İşbirliği Konseyi) bölünmesi ve bunun sonucunda birikmiş bir etkinin oluştuğuna dikkati çekerek, bu durumu, uluslararası prestij, jeopolitik nüfuz ve ekonomi alanında büyük bir kayıp şeklinde değerlendirdi.

Körfez İşbirliği Konseyi tarafından benimsenen ekonomik ve finansal entegrasyon projesinin uzun vadede maruz kaldığı zararın gözden geçirilemeyeceğini kaydeden Yusuf, krizin ayrıca, en önemli bloklardan birinin de sosyal bağlar ve kültürel dokuya büyük ölçüde verilen zarar olduğunu belirtti.

Katar'ın sağduyulu yaklaşımı

Merkezin Araştırma Müdürü Nadir Kabbani de BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır'ın geçen sene Katar ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini keserek tüm dünyayı şaşırttığını hatırlattı.

Kabbani, Katar'ın bugüne kadar hem siyasi hem de ekonomik alandaki boykota

göğüs gerebildiğine dikkati çekerek, "Katar ayrıca çatışmayı şiddetlendirmekten kaçınarak sağduyulu bir tavır sergiledi ve kendi hakkındaki kuşkuları ortadan kaldıracak adımlar attı." ifadelerini kullandı.

Krizin normalleştirilmesi

Ortadoğu uzmanı araştırmacı Ranj Alaaddin, krizin yakın zamanda çözüleceğine ilişkin bir belirtinin olmadığına işaret ederek, Washington'un dört Arap devletinin uyguladığı ambargoya karşı ilgisizliğinin, bu krizi normalleştirebileceğini aktardı.

Körfez krizinin, İran tarafından doldurulabilecek ve sömürülebilecek stratejik bir boşluk oluşturduğu uyarısında bulunan Alaaddin, aynı zamanda ABD'nin Tahran ve müttefikleriyle askeri bir çatışmaya doğru yaklaştığını kaydetti.

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır yönetimlerinin 5 Haziran 2017'de Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleri Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.

Editör: Serdar Bitmez,Afra Aksoy

Son Güncelleme: 06.06.2018 13:52
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news