Büyük tehlike: Olmaz demeyin, örneği var! İsrail harekete geçebilir

yazarı Taha Dağlı, İsrail'in son dönemlerde artan Mescid-i Aksa saldırıları hakkında "Mescid-i Aksa'nın kapıları neden kapatılıyor?" adlı bir köşe yazası kaleme aldı.

Büyük tehlike: Olmaz demeyin, örneği var! İsrail harekete geçebilir

yazarı Taha Dağlı, İsrail'in son dönemlerde artan Mescid-i Aksa saldırıları hakkında "Mescid-i Aksa'nın kapıları neden kapatılıyor?" adlı bir köşe yazası kaleme aldı.

13 Mart 2019 Çarşamba 11:17
Büyük tehlike: Olmaz demeyin, örneği var! İsrail harekete geçebilir
Reklam : Tasarımcıların Buluşma Noktası "868 Boutique" Detaylar için tıklayınız!

İşte Taha Dağlı'nın o yazısı;

İsrail yine Mescid-i Aksa’ya saldırdı, kapılara kilit vurdu. Sonra kapılar yeniden açıldı.

 

 

Peki bu ne anlama geliyor?

14 Temmuz 2017

 

 

İsrail polisi saldırgan oldukları iddiasıyla 3 Filistinliyi Mescid-i Aksa’nın avlusunda katletti.

O gün Cuma’ydı.

Namaza kısa bir süre meydana gelen bu katliamın ardından Mescid-i Aksa ibadete kapatıldı.

Yaklaşık yarım asır sonra Müslümanlar, ilk kıblelerinde Cuma namazı kılamadı.

Ardından kapılar yeniden açıldı ancak hepsinin önüne X-ray cihazları konulmuştu. Yani bir Müslüman eğer namaz kılmak istiyorsa X-ray kabininden geçmek zorunda bırakılmıştı. Filistinliler tam 3 hafta direndiler, x-ray cihazları kaldırıldı.

O gün bir milattı.

Türkiye’den gelen sert tepkiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarlı duruşu ve Kudüs’teki direniş etkisini göstermiş, İsrail geri adım atmış, x-ray cihazlarını kaldırmıştı.

Ama bir şey kalıcı hale getirilmişti.

O da İsrail’in istediği zaman Mescid-i Aksa’nın kapılarına kilit vurabileceğiydi.

17 Ağustos 2018’de İsrail polisi durduk yere Mescid-i Aksa’nın kapılarını kapattı.

Sonra tekrar açtı.

14 Ocak 2019’da İsrail polisi başında kipayla Kubbetüssahra’ya girmeye kalkınca Filistinliler tepki gösterdi. İsrail polisi Filistinlilere dayak attı ardından yine Mescid-i Aksa’yı ibadete kapattı.

Sonra tekrar açtı.

18 Şubat 2019’da Mescid-i Aksa’nın Rahmet Kapısının demirliklerine zincir vuruldu. Filistinliler zinciri kırınca olay çıktı. İsrail polisi olayları bahane edip o gün yine Mescid-i Aksa’ya çıkan tüm kapıları kapattı.

Sonra tekrar açtı.

Ve dün.

İsrail polisi “havai fişek atıldı” yalanıyla Kubbetüssahra’yı bastı. Filistinliler tepki gösterince, Filistinli kadın murabıtlara dayak attı. Ardından bir kez daha Mescid-i Aksa’nın kapılarına kilit vurup, Müslümanların ilk kıblelerini ibadete kapattı.

Sonra tekrar açtı.

29 Eylül 2000’de o dönem muhalefet lideri olan Ariel Şaron Mescid-i Aksa’nın avlusuna girince, Filistin’de ikinci intifada başlamıştı.

Yani bundan 19 yıl önce bir siyonistin Müslümanların ilk kıblesine girmesi intifada sebebiydi.

Peki ya şimdi?

2012’den bu yana Siyonist gruplar, işgal altındaki Mescid-i Aksa’ya her gün düzenli olarak, belirli saatlerde baskın yapıp, ibadet ediyorlar.

Bir Yahudi ibadetini kendi sinagogunda değil de Müslümanların camisinde yapıyor.

Bu artık kanıksandı.

BÜYÜK TEHLİKE: OLMAZ DEMEYİN ÖRNEĞİ VAR

Sıra ise Mescid-i Aksa’nın kapılarının bir kapatılıp, bir açılmasının benimsetilmesine geldi.

Türkiye dışında buna tepki veren ülke yok.

Mescid-i Aksa’da bu uğurda, dayak yiyen o Filistinli mazlumlar dışında, bu işe direnen yok.

Mescid-i Aksa, Filistin’de bir cami olmaktan çok daha ötedir. Müslümanların ilk kıblesi, üçüncü kutsal mekanıdır.

Oradaki Filistinliler, Hazreti Peygamberin mirasına sahip çıkmak için orada İsrail polisinden dayak yiyor.

Aslında bütün dünya Müslümanlarının yerine o dayağı yiyor, orada.

Çünkü Mescid-i Aksa’ya bütün Müslümanların sahip çıkması gerekirken, sadece o garibanların omzuna yüklenmiş, bu iş.

İsrail bütün İslam dünyasına mesaj veriyor.

“Mescid-i Aksa’nın anahtarı bende, ister açarım, ister kapatırım, buranın hakimi benim” diyor, meydan okuyor.

Böyle devam ederse İsrail yarın öbür gün yine Mescid-i Aksa’nın kapısına kilit vuracak.

Belki bu kez bir daha açmayacak.

Ya da açmış olsa bile Mescid-i Aksa’yı ikiye bölüp, yarısını sinagoga çevirmiş olacak.

Olmaz demeyin. Örneği var.

25 Şubat 1994’te Hazreti İbrahim Caminde Filistinliler, Ramazan sabahı, sabah namazında katledildi.

İsrail o gün o katliamın ardından Hazreti İbrahim Camini kapattı.

Haftalar sonra kapılar açıldığında caminin yarısı yoktu.

Çünkü İsrail caminin yarısını sinagoga çevirmişti.

El Halil kentindeki Hazreti İbrahim Caminin yarısı tam 29 yıldır sinagog.

Hazreti İbrahim Cami, bir emsaldir.

Aynısı Mescid-i Aksa’da yapılmaya doğru gitmektedir.

Son Güncelleme: 13.03.2019 11:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Emlak Fiyatları
İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news