Madem ki öteki insanların söylediklerini anladığımızı düşünüyoruz, o halde içinde yaşadığımız dünyaya ilişkin gözlemlerimizin büyük çoğunluğunu da doğru kabul etmek zorundayız. Söz konusu gözlem ve yargılarımızın büyük bir kısmı ipe sapa gelmez cinsten ve saçmalıklardan ibaret olsa bile! Toplu yanlışların ya da yanılsama ve yanlış bilinçlerin gücünü hafife alamayız. 

Son günlerde Türkiye’de yapılan bir anketin sonuçlarına göre, her üç Türk vatandaşından birinin, güneşin dünyanın etrafında döndüğüne ve yedisinden birisinin de güneş sisteminin evrenden daha büyük olduğuna inandığını gösterdi. 

Güneş sisteminin evrenden büyük olması ya da olmaması gündelik toplumsal hayatımızı ve etkinliklerimizi fazlaca etkilemez ve dolayısıyla bu, hata lüksünü göze alabileceğimiz bir meseledir. Çünkü bu ve benzer yanlış algı ve yanlış bilinçten pratiğimiz büyük oranda etkilenmez. Günlük hayatımızın olağan akışı, altından kalkamayacağımız kocaman, devasa  yaralar almaz. Hayat pratiğimiz ve toplumsal mutabakatlarımız, istikamet değiştirmeden doğal seyrini tekrarlar.  

Yine de birbirimizi anlama bahsinde asgari koşullara sahip olmak hayati önem taşır. En alt düzeyde aynı toplumsal pratiği paylaşan insanların birbirini çoğu kez doğru anlıyor olmaları, çatışmayı ve ihtilaf yaşamayı önleyen en büyük barikattır. 

Eğer siz cumhur ittifakının karşı çıkılması lazım gelen bir siyasi sistemdir derken, ben onun Ankara’ya bağlı küçük bir kasaba olduğunu söylüyor isem, ikimiz arasında siyasi bir çatışma ve ihtilaf olduğu söylenemez. Aramızdaki farklılık, dili hangi kesitlere bölmüş olursa olsun, bu farklı iki yaklaşımdan iki farklı siyasi çatışma anlamı çıkmaz. Çünkü olgu çok temel de başka bir pratik yaklaşım içinde algılanmıştır.  

Ama eğer ben söz gelimi Af meselesinde, af edilmesi gereken suçların sadece devlete karşı işlenmiş suçlar olduğunu söylersem ve sen hayır bütün suçlar af edilmeli savında ısrar edersen, artık aramızda siyasetten nur topu gibi cevval bir ayrılık baş göstermiştir diyebiliriz. 

Aynı şekilde ben 2013 yılında öğrenci andını bana göre çok doğru bir karar ile yürürlükten kaldırmışsam ve sen biz daha ittifak görüşmelerini yürütürken, öğrenci andını tekrar yürürlüğe sokmak için bazı vasıtalar kullanıyorsan, artık aramızda sadece bir siyasi ihtilaftan söz edemeyiz aramıza kocaman bir ahlak meselesi de girmiştir. 

Cumhur ittifakının küçük ortağı MHP, büyük ortak olan AK Parti'yi bu siyaset etme biçimiyle rehin alma girişimlerine devam ettiğini gösteriyor. Farklı milliyetçilik anlayışına sahip olan bu iki partinin, dilsel ve siyasal olarak milliyetçilikten aynı şeyi anlamadıkları pratik olarak da ortaya çıkmıştır. 

Bir ırkın üstünlüğünü açıkça savunan ve bunun en ileri ifadesi olan öğrenci andını yeniden dolaşıma sokan milliyetçi bakış ile millettin birliğini ümmet anlayışında arayan diğer ortağın, milliyetçilik baz alınarak bir yere varabilecekleri düşünülemez. 

Kaldı ki bu ve benzer konuların tümünde iki ortak arasında kapanması neredeyse mümkün olmayan dil ve söylem farklılıkları da var. AK Parti'nin temkinli, kimi değerleri dikkate alan ve daha sorumlu davranan diline karşı, küçük ortak MHP’nin dili neredeyse kriminal bir uslup ve söyleme sahip olması çok ciddi bir sorundur. 

MHP’nin üstenci, sert ve tahammülü kolay olmayan dili hem çatışmacı hem de kutuplaştırıcı bir dildir. En küçük polemikte hemen nobranlaşması o oranda anlaşılmazdır. Bu dil toplumsal dokuyu tahrip eden, birliği zora sokan ve muhatabını düşmanlaştırıp ötekileştiren bir dildir. 

Cumhur ittifakı her an tökezleyecek bir ahlak anlayışı üstünde uzun süre varlığını sürdüremez. Bu ittifakın zemini derin kültürel bağlar tarafından sık dokunmuş gibi durmuyor. Zaten eski Türkiye’ye derin özlem duyan MHP ile eski Türkiye ile bağlarını koparmak isteyen AK Parti arasında uzun zaman dilimine yayılan bir ittifak beklenilemez.

Eski ve yeni doğaları gereği her zaman çatışırlar. Yeni eskinin bağrında doğar ve uzun süre eskinin izlerini taşır ama günün birinde bu bağımlılığa son vererek eskiyi tarihin çöplüğüne atar. Bu hep böyle olmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news