İnsanların birbirlerini zaman zaman tanrı ya da böcek katına çıkarıp öyle algılamalarının biricik nedeni ideolojilerdir. İnsanların geçerli maddi nedenlerden ötürü- söz gelimi hayatlarını idame etmelerine yarayan ekonomik kaynaklar yüzünden diğer bir değişle geçim kaynakları yüzünden- birbirleriyle mücadele etmeleri hatta yer yer şiddete başvurmaları anlaşılır bir şey. Elbette hiçbir koşulda şiddete başvurmak kabul edilemez ama sorun hayat memat meselesiyse bu kısmen anlaşılabilir. Asıl, anlaşılması neredeyse mümkün olmayan şey fikir düzeyinde yani ideolojik olarak insanların birbirine husumet duymaları ve hatta yer yer sırf bu yüzden şiddete başvurmalarıdır. 

Elbette her ideolojik eğilim ya da ideolojik kimlik ya da ideolojik tarafgirlik belirli bir çıkarı gözetir. Ve bu çıkar ciddi biçimde tehdit altına girince insanlar çok farklı tercilerde de bulunabiliyorlar. İnsanların ideolojileri için ölümü göze almaları ya da ölümü göze alacak kadar özdeşleştikleri ideolojik tavırlarından vazgeçmeleri aynı neden ile gerçekleşir. Çıkar. Çıkarının zedelendiğini düşünen her insan ideolojisi dahil her şeyi yeniden gözden geçirme ihtiyacı hisseder. 

Siz dün Beylikdüzün’de yaşadığım bir hikaye anlatacağım. Beylikdüzün de her zaman uğradığım cafeye gidip her zamanki masama oturdu. Bir süre sonra yanıma dört kişilik bir gurup yaklaştı ve saygıya onlara zaman ayırıp ayıramayacağımı sordular. Son derece kibar ve modern görünümlü bu insanları elbette reddetmedim ve masama davet ettim. Kısa bir tanışma faslından sonra hemen en yaşlı olanı söze girdi. 

‘’ İlhami bey, biz sizi basından tv ‘lerden tanıyoruz. Ben aslında Taksimde oturuyorum. Buraya akraba ziyareti için gelmiştim. Sizin da burada oturduğunuzu görünce, fırsat bu fırsat deyip biraz konuşmak istedim.’’ dedi.  Hiç duraksamadan konuyu siyasete taşıdı ve oradan da Mart ayında yapılacak yerel seçimlere getirdi. 

‘’Ben’’ dedi. Kendimi bildim bileli MHP ye oy veren bir ailenin ferdiyim. İç Anadolu’nun muhafazakar bir şehrinde doğdum. Şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan bir firmada kaptan şoförüm. İşimden memnunum ama artık partimden memnun değilim.’’ dedi. 

‘’Peki neden’’ dedim. ‘’ Cumhur ittifakından bu yana sayın Bahçeli’nin tavırları sadece bende değil, etrafımdaki insanların çoğunda rahatsızlık uyandırmış durumda. Mesele af meselesini çözemedi. Mesela andımız havada kaldı mesela, Emeklilikte yaşa takılanlar meselesinde hiç de bildiğimiz MHP gibi davranmadı. Hadi vazgeçtim eski Bahçeli gibi davranmasını, yahu eğer bir ittifakın ortağıysan bari ortak gibi davran.’’ dedi.

Ben hala sessizliğimi koruyorum. Konu ilginç olduğu için doğal akışı bozmak istemiyorum. Lafa karışıp söylediklerimden etkilenmelerini istemiyorum. 

‘’Biz’’ dedi. ‘’Geçen gün toplandık. Taksimdeki bütün yöre dernekleri o toplantıya katıldı ve yaklaşık 1500 kişilik bir gurup Mart seçimlerinde oyumuzu Cumhur ittifakına vermeme kararı aldık. Biz Mart seçimleri de MHP ye oy vermeyeceğiz.’’ 

Benim için kayda değer olan böyle bir karar almış olmalarıdır. O neden o konuşmaları sizinle paylaşma ihtiyacı duydum. Elbette konuşmamız çok uzun sürdü. Başka şeylerden de söz ettik ama konumuzu ilgilendirmediği için şimdilik onlardan söz etmeyeceğim. 

Bu küçük hikayelerin seçimlerin kaderini belirleyecek hikayeler olmadığını bende biliyorum. Ama bu hikayeler kamuoyu anketi yerine geçmese bile seçmenin hassasiyetleri ve ruh hali üstüne çok ciddi izlenimler verirler. 

Bu hikayeden çıkarılacak en önemli sonuç, bence giderek kutuplaşan Türkiye’ de kutuplaşan çevrelerin artık yavaş yavaş çözülmeye başlamış olduklarıdır. Yani kutuplardaki buzul dağların erimesi gibi, kutuplaşan Türkiye de çözülüp erimeye başlamış. 

Geçen yazıda ifade etmeye çalıştığım sert ekonomik şartlar yüzünden insanlar son derece mutsuz. Ve bu mutsuzluk ideolojik olarak tercih yapmalarını zorlayarak onları koşulluyor. 

Hayat standartının tehdit ve tehlike altında olduğunu düşünen herkes, bu standartı en öncelikli çıkarı olarak görüp onu korumaya çalışıyor. Elbette bundan daha doğal bir davranış olamaz. Herkes kendi hayatını sahiplenir ve onun için gerekirse fikir değiştirir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news