Sözlerime nereden başlasam, nereden ele alsam dün oynanan karşılaşmayı diye düşünüyorum…

En başta biraz oyunu eleştirmek lazım aslına bakarsak.

Evet önemli bir başarı elde ettik, önemli bir turnuvaya katılacağız ancak ben dün oynanan oyundan açıkçası çok memnun değilim.

Geçmiş maçlarımıza baktığımızda atak atak atak oynayan, Fransa’ya kök söktüren Milli Takım dün sanki bize bir puanı verin biz maçtan çıkalım edasında bir oyun ortaya koydu. Hocanın planları farklı olabilir. İşi garantiye almak istemiş olabilir. Ama biz bu oyundan memnun değiliz Şenol hocam. Bu ülke sizin 2002’de yaşattığınız başarıyı unutmadı, unutamaz… Bu ülke bize dün yaşattığınız sevinci unutmaz, unutturmaz. Ama sanki kadro seçiminde biraz değişiklik yaparak bu takımı daha atak, daha iyi oynatabilirsiniz diye düşünüyorum. Özellikle uzun zamandır formda olan Yusuf Yazıcı’yı 81. Dakikada oyuna almak bana biraz tuhaf geldi. Sonuçta 2020 Avrupa Şampiyonasına katılmaya hak kazandık mı kazandık. Başarıyı elde ettik mi ettik. Sonuca odaklı olarak bakarsak evet dün güzel bitti.

Merih Demiral diye bir adam var Milli Takımda, sanırsın cephede savaşıyor. Çağlar ile öyle güzel ikili oldular ki, Milli Takım savunmasını değil de cephede Çanakkale’yi savunuyor gibi canla başla mücadele ediyorlar. Merih takımdan takıma gezerken pes etmedi. Fenerbahçe’nin alt yapısında yetişip, önce Portekiz’e sonra tekrar Türkiye’ye ardından yine Portekiz sonra İtalya derken Merih en son gitti savunmasıyla ünlü İtalya’nın Juventus takımına transfer oldu.

1998 doğumlu Merih Demiral, dün çizgiden çıkardığı topla bizi de ipten aldı ve 2020 Avrupa Şampiyonası biletini aldırdı diyebiliriz.

Ben bu jenerasyonu sevdim vallahi. Prim derdi yok, oda basıp arkadaşına silah çeken yok, kibir yok, futbolcu ayrımı yok, kargaşa yok…

Yanlış bir şey varsa tribünlerde var. Neydi sahi bizim İzlanda ile derdimiz? Gittik Konya’dan İzlanda’ya futbolcularımıza tuvalet fırçası uzatıldı, tüm takıma teknik heyete farklı bir prosedür ile köpekle aramalar, saatlerce bekletmeler yapıldı. Ülke olarak ne yaptık? Kınadık, üzüldük, yanlış dedik.

Peki dün Ali Sami Yen Stadı’nda yapılan saygısızlık neyin nesiydi? Rakip takımın hatta ülkenin diyelim milli marşını ıslıklamak bizim gibi bir millete yakışır mı?

Karşılığında ne yaşanmış olursa olsun bize yakışmaz. Ama bunun da sebebi ne yazık ki belli. İzlanda takımı İstanbul Havalimanı'na indiğinde gayet normal prosedür uygulandı, hiç bekletilmeden alandan ayrıldılar. Bize de yakışan buydu zaten. Ama sosyal medyada ne yazık ki önde gelen bazı futbolcu eskileri, kendine anlam yüklemiş yüksek takipçisi olan bazı hesaplar ne yazık ki Vatan-Millet-Sakarya diyerek sırf biraz daha beğeni biraz daha RT alayım diye bu tarz kindar paylaşımlar yaparak insanları nefret yüklediler.

Umarım bundan sonra oynanacak olan maçlarda, hiçbir ülkenin marşı ıslıklanmaz ve bize yakışır şekilde maçlarımızı izlemeye devam ederiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Emlak Fiyatları
İletişim adreslerimiz: ihbar@yeniyuzyil.news ve info@yeniyuzyil.news